KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/2119 E., 2019/2484 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2019
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar, 16/10/2013 tarihinde araç ile seyir halinde iken, davalı ...'ün yönettiği küçükbaş hayvan sürüsünün aniden yola çıktığını, kaza olduğunu, kazada oğulları...'in vefat ettiğini ileri sürerek 15.000.00.-er TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir .
Davalılar, kusurları olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir .
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 7.500.00.-er TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir .
HMK.’nın 298/2 maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması, tefhim edilen kısa karara aykırı olmaması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Asıl olan tefhim edilen kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun olmaması, çelişki yaratır ve gerekçeli kararın yok hükmünde olduğu anlamına gelir. Belirtmek gerekir ki, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihadı Büyük Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 kararı gereğince bozma nedenidir.
Somut olayda; tefhim edilen kısa kararda, hükmedilen tazminat için faiz işletilmemiş olmasına karşın, gerekçeli kararda olay tarihinden yasal faize hükmedilmek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
Buna göre, mahkemece; kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya içeriğine göre, açıklanan hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/2119, K. 2019/2484, 25 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama