İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/2616 K.2018/9924

....

Esas2018/2616Karar2018/9924Tarih11 Ekim 2018Okuma6 dk · 1.218 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2018/2616 E., 2018/9924 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Ekim 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.218 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

....

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacılar, 29/01/2012 tarihinde kendilerine ait evin çatı kısmında yangın çıktığını, bu yangında evin çatı katı ile bir kısım eşyaların tamamen yandığını ve bir bacanın çöktüğünü; davalı kurum tarafından evlerinin bulunduğu elektrik akımıyla ilgili gerekli bakım ve onarım işlemlerinin zamanında yapılmadığını, hiç bir önleyici güvenlik tedbiri alınmadan, davalı şirkete ait dağıtım şebekesi kapsamındaki direkten eve giden tellerdeki elektrik kontağından kaynaklanan yangın nedeniyle zarar gördüklerini;

nitekim, yangının çıkış noktasının davalıya ait dağıtım şebekesi sınırları dahilinde olduğunu ve olay sonrası düzenlenen yangın raporuna göre de yangının nedeninin elektrik direği ve eve gelen tellerdeki elektrik kontağından kaynaklandığı şeklinde tespit edildiğini ileri sürerek; tespit dosyası ile belirlenen 6.869,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

Davalı vekili, cevap dilekçesinde; söz konusu olayda davalı kurumun kusuru bulunmadığını, gerilim hatlarının çekildiği tarihte gerilim hattının altında inşaat bulunmadığını, olayın meydana gelmesinde belediye ve fırın sahibinin kusurunun bulunduğunu, davacıların ve fırın sahibinin vefat eden çocuğa bakıp gözetme yükümlülüklerinin bulunduğunu, bu görevlerini yerine getirmediklerinden dolayı kusurlu olduklarını, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu belirterek; davanın reddini istemiştir. ......

Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi neticesinde Dairemizin 24.09.2014 tarih ve 2014/4685 E. 2014/12364 K. sayılı ilamı ile ''...davacıların tüketici oldukları ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bulunduğu,bu nedenle o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi var ise görevsizlik kararı verilmesi,yok ise davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği ...'' gerekçesiyle bozulmuş, bozma sonrası bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ise;

kararın kısmen kabulü ile,4.664,92 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 29.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2015/18306 esas 2017/4403 karar sayılı 03/04/2017 tarihli ilamıyla;

“...Somut olayda; davacılar kendilerine ait evin çatısında çıkan yangın nedeniyle evin çatı kısmı ile bir odadaki bacanın tamamen çöktüğünü,yine bir kısım ev eşyalarının yanarak kullanılamaz hale geldiğini, yangının çıkış noktasının ise davalıya ait dağıtım şebekesi içerisinde kaldığını belirtmişler, davalı kurum ise, meydana gelen yangının abonenin kendi kusurundan kaynaklandığını, yine yangın sonrası tutulan tutanakta da yangının elektrik tesisatından çıkmadığının belirtildiğini,bu şekli ile zararla illiyet bağı kurulamadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, her ne kadar.....sayılı tespit dosyasında alınan 22.05.2012 tarihli inşaat bilirkişi raporu ile,01.06.2012 tarihli elektrik bilirkişi raporu ve 05.07.2012 tarihli mobilyacı bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle hüküm tesisi yoluna gidilmiş ise de, davalı vekilinin tespit dosyasında alınan raporlara 26.06.2012 havale tarihli dilekçesi ile itiraz ettiği, yine davalı vekilinin eldeki dosyada yapılan yargılama sürecinde de defaatle tespit raporuna itiraz ettiklerini belirttiği de nazara alındığında,söz konusu tespit dosyasında alınan raporların hükme esas alınamayacağı kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca, mahkemece;yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alınmak suretiyle, davalının tespit dosyasında alınan bilirkişi raporlarına itiraz ettiği, tespit dosyasında alınan raporların hükme esas alınamayacağının gözetilmesi;

tespit dosyasında yapılan mahkeme gözlemi ve o dosyada alınan bilirkişi raporları da dikkate alınarak meydana gelen zarar ile söz konusu eylem arasında herhangi bir irtibat bulunup bulunmadığının her türlü şüpheden uzak şekilde tespitinin sağlanması yönünden, alanında uzman bilirkişi heyetinden mahkeme, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması suretiyle, sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Söz konusu bozma ilamı uyarınca mahkemece; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda yangının yapı girişi hattındaki bir kusur ya da eksiklik sonucu meydana geldiğine dair somut bir bulgu olmadığı, bunun dışında yangının başlangıç nedeni ile ilgili en kuvvetli olasılığın tuğlaya sarılan iletkenlerin elektriksel anlamda direncinin küçük olması sebebiyle şebekeden çok yüksek akım çekebileceği yüksek akımın ısıtıcı etkisi ile de yanma başlayacağı, bu şekilde çok yüksek akım çeken fen ve sanat kurallarına uygun olmayan bir sistem nedeniyle yangın meydana gelme olasılığının yüksek olduğu,

bir an için yangının elektrikten kaynaklanmış olduğu kabul edilse dahi davalı ... şirketine kusur atfedilmesini gerektirecek bir illiyet kurulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

....

Davalı şirket, bölgedeki elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirmektedir. Bu faaliyet varlığı ve niteliği itibariyle tehlike ve dolayısıyla zarar ihtimali taşıdığından davalı şirketin sorumluluğu, kusursuz sorumluluktur.

Borçlar Yasasının 58/1.maddesi gereğince imal olunan bir şeyin sahibi o şeyin korunmasındaki kusurundan dolayı oluşan zararlardan kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince sorumludur. Enerji nakil hatları da maddede belirtilen imal olunan şey kapsamında olduğundan enerji nakil hattının sahibi bu tesisin korunmasından, bu bağlamda bakım eksikliğinden doğan zarardan kusursuz olarak sorumludur.

BK. m. 58'de öngörülen sorumluluğun söz konusu olması için, yapı eserinin yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden bir zarar doğması gerekir. Anılan maddedeki sorumluluk kusura dayanmayan kusursuz sorumluluk hallerinden olup, yapı eseri sahibi ancak davacının kusuru, üçüncü kişinin kusuru ve mücbir sebebin varlığının ispatı halinde sorumluluktan kurtulabilir.

Sorumlu kişi veya işletmenin kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine0 getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira, bunların sebep oldukları zararlarda, her türlü özen gösterilse, denetim ve gözetim görevi yerine getirilse, gerekli tüm tedbirler alınsa bile, gene çoğu zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir.

Bu sebeple, sorumluluğun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk gerçekleşmiş olacağından bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır. ......

Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; olaya ilişkin yangın raporunda, direkten eve giden elektrik hattından yangın çıktığının belirtildiği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda ise yangının çıkış noktası ile elektrik arasında illiyet kurulabilmesi için somut bulgu yer almadığının, yangının elektrik dışında soba, sigara, çocukların ateşle oynaması ve benzeri başka bir nedenden başlamış olmasının olasılık dahilinde olduğu, elektrikten kaynaklanmış olsa dahi davalı şirkete kusur atfedilmesini gerektirecek illiyet bağı kurulamadığının bildirildiği, bu şekilde bilirkişi raporunun ihtimale göre düzenlendiği,

elektrikten kaynaklanması halinde dahi şirketin kusurunun olmadığı belirtilerek davalı şirketin kusursuz sorumluluğu kuralının göz ardı edildiği, illiyet bağının kesildiğine ilişkin kesin nitelemenin açıklanmadığı anlaşılmaktadır.

Kusursuz sorumluluk ilkesi gereği gerekli tedbir ve kontrollerin yapılması gerektiği, davalı şirket tarafından denetim ve özen yükümlülüğünün yerine getirildiğinin tespit edilmediği görülmekle davalı şirketin faaliyeti ile ortaya çıkan zarar arasında illiyet bağının bulunduğu, davalı şirketin zarardan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.

HMK. 281/2, 3.maddesinde; "mahkeme bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi tayin edeceği duruşmada sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yani görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir", 282.maddesinde; "Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir" düzenlemesi yer almaktadır. ....

HMK. 281.maddesine aykırı olacak şekilde bilirkişi raporuna yapılan itirazlar karşılanmadan karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifeti ile davalı şirketin kusursuz olarak sorumlu olduğu, olayın meydana gelmesi sonucunda ortaya çıkan zarar ile davalı şirketin faaliyeti arasında illiyet bağı bulunduğu gözetilerek davacı tarafın itirazlarını karşılayacak şekilde rapor alınarak kusur durumlarının tereddüde yer vermeyecek şekilde tespiti gerekirken, itiraza uğrayan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

.......

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/2616, K. 2018/9924, 11 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/2616
Karar No
2018/9924
Tarih
11 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2018/2616 K.2018/3813
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2018/2616 K.2018/4177
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2018/2616 K.2018/5595
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/2617 K.2018/5959
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2018/2619 K.2018/3981
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2018/2621 K.2018/13673

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.