KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/2749 E., 2019/7385 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2019
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı kiraya veren ile aralarında 01/11/2015 başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, kiralananın işyeri olarak çalıştırılabilmesi için alkol ruhsatının alınmasının gerekli olduğunu, bunun için de 8 apartman sakininin onay verdiklerini belirtir imzalarına ihtiyaç duyulduğunu, bu onayın sözleşmenin imzalanmasından itibaren bir hafta içinde alınacağına dair davalı kiraya verenin taahhütte bulunduğunu, bu taahhüdün yerine getirilmemiş olması nedeniyle kira sözleşmesinin feshedildiğinin davalıya ihtarname ile bildirildiğini, ancak davalı tarafından gönderilen ihtarnameye olumlu yanıt verilmediğini belirterek kira sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, sözleşmenin feshine ilişkin ihtarname kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen sözleşmenin iptaline ilişkin dava açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava açılmadan önce dava konusu yer ile ilgili ihtar çekilerek anahtar tesliminin yapılmış olması nedeniyle sözleşmenin feshedildiği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş; Hüküm, davalı tarafından yargılama giderlerine ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 01/11/2015 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda her hangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava tarihinden önce taraflarca karşılıklı çekilmiş olan ihtarnamelerin içerikleri dikkate alındığında, tarafların sözleşmenin feshi hususunda anlaşmaya vardıkları bu nedenle dava tarihi itibariyle iş bu davanın
açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, verilen kararın niteliğine göre maktu karar ve ilam harcının tahsiline karar verilerek bu karar ve ilam harcının da dava açmakta hukuki yararı bulunmayan davacı tarafa yükletilmesi ve karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin 7/2 maddesi uyarınca belirlenecek olan maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine hükmedilmesi gerekirken yargılama harç ve giderlerinden davalı tarafın sorumlu tutulması doğru değildir.
Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve "hakimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün, HUMK'nun 438/7, C2 hükmü ve 6100 sayılı HMK 370/2 ek 3/1 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/2749, K. 2019/7385, 2 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama