KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/2881 E., 2019/1765 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2019
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak- tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile aralarında 01.01.2008 başlangıç tarihli iki yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, davalının hiçbir ihbarda bulunmadan kiralananı tahliye ettiğini, tahliye edildikten sonra yaptırılan tespit ile taşınmazı hor kullandığının belirlendiğini, 2009 yılının Şubat ayından 2009 yılı Aralık ayına kadar olan 11 aylık kira bedeli 176.000 TL ile 17.463 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 193.463 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşıldığından, H.M.K'nun 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 150. maddesinde ''Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması'' düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 150/1 maddesinde, ''Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir'' denilmiş,devamında da aynı maddenin ikinci fıkrasında ise,’’Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse,gelen tarafın talebi üzerine,yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır.Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf,yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; 15.07.2015 tarihli duruşmada taraf vekilleri mazeret sunmuş ve Mahkemece tarafların mazeret dilekçeleri kabul edilerek duruşmanın 08.10.2015 gününe bırakılması ile taraf vekillerinin duruşma gün ve saatini UYAP sistemi üzerinden öğrenmeleri yönünde ara karar oluşturulmuştur. 08.10.2015 tarihli duruşmaya davacı vekili katılmamış, davalı vekilinin mazeret dilekçesinin reddine karar verilerek Mahkemece, dosyanın işlemden kaldırılmasına ve bu tarihten itibaren üç ay içinde yenilenmeyen dosya hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Ancak, yukarıda da ifade edilen usul hükümlerinden anlaşılacağı üzere, tarafların duruşmalarda hazır olmaları halinde bir sonraki duruşma günü ve saati taraflara tefhim edilmek suretiyle bildirilir. Taraflardan biri veya vekili mazereti nedeniyle belirtilen gün ve saatte duruşmaya gelmemiş, mazeret dilekçesi göndermiş, mahkemece de bildirilen mazeret kabul edilmiş ise, mazeret bildirilen tarafa tensip edilecek duruşma gününün davetiye ile bildirilmesi gerekir.
Gelmeyen tarafın mahkeme gününü kalemden öğrenmesine veya masrafı yatırıldığında bildirilmesine şeklinde karar verilemez. Duruşmaya mazereti sebebiyle gelemeyen taraf mazeret dilekçesinde bu yönde bir talepte bulunsa ve mahkeme gününü kalemden öğreneceğini veya masrafını sonra yatıracağını bildirse dahi, mahkemece bu yönde bir karar alınamaz. Zira duruşma gününün gelmeyen tarafa davetiye ile bildirilmesinde yasal zorunluluk bulunmaktadır.
Yasada bulunmayan bir kurala dayanılarak duruşma gününün kalemden öğrenilmesi veya UYAP sistemi üzerinden öğrenmesi taraflardan istenemez.
Nitekim, davacı vekilince, 15.07.2015 tarihli duruşma için mazeret dilekçesi gönderildiği, davacı vekilince sunulan mazeret dilekçe ekinde masraf eklenmemiş olsa dahi, mahkemece dosyada bulunan gider avansından ilgili tebliğ masrafı karşılanmak suretiyle 15.07.2015 tarihli celse zaptının davacı vekiline tebliğinin ilgili usul hükümleri gereği zorunlu olduğu kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, mahkemece; yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alınmak suretiyle, davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verildiği, ilgili celse zaptının veya yeni duruşma gününün davacı vekiline gerekirse dosyadaki gider avansından karşılanması suretiyle tebliği gerektiğinin gözetilmesi gerekirken, usul hukukumuzda düzenlemesi olmayan ve davacının savunma hakkını kısıtlar şekilde '' Uyap'tan öğrenmesine '' şeklinde ara karar tesis edilmesi suretiyle yanılgılı değerlendirme ile neticeten davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/2881, K. 2019/1765, 6 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama