KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/2999 E., 2018/6374 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2018
Karar Metni
672 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 13.03.2018 tarihinde gelen davalı vekili Av. ... ile davacı asil ...'un sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra sonra nevakısın giderilmesi bakımından mahalline geri çevrilen dosya yeniden gelmekle; belli günde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacı; tarımsal faaliyet yapmak üzere kiraladığı taşınmazlar nedeniyle davalı şirkete elektrik abonesi olmak üzere müracaatta bulunduğunu, ancak davalı şirketin önceki abonenin borcu bulunduğu gerekçesi ile bu talebini yerine getirmediğini, bu sebeple ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu 2014/287 Esas sayılı davada elektrik verilmesi ve abone yapılması için ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ancak davalının tedbir kararının da gereğini yerine getirmediğini, davalının hukuka aykırı bu işlemleri sebebiyle ektiği pamuk ürünü nedeniyle 61.056,45 TL, mısır ürünü nedeniyle 63.058,60 TL zarar gördüğünün Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/4 ve 2014/21 D.
İş sayılı dosyalarıyla belirlendiğini ileri sürerek; fazlaya dair hakkı saklı kalmak üzere, pamuk ve mısır ürünleri için 6.000'er TL olmak üzere toplam 12.000 TL tazminatın ve 2.033 TL tespit giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 21.01.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle tazminat istemini toplam 128.186,28 TL'ye artırmıştır.
Davalı; davacının herhangi bir abonelik başvurusunun bulunmadığı gibi aboneliğin tesisi için gerekli fiziki ve yasal şartları oluşmamış olduğunu, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen tedbir kararının süresinde yerine getirildiğini, zarar tespitinin ise ihtiyati tedbir kararı öncesinde yapıldığını, dolayısı ile davacının tedbir kararının uygulanmaması nedeni ile zarara uğradığı iddiasının doğru olmadığını, davacının serbest tüketici statüsüne sahip olması sebebi ile başka şirketlerle abonelik tesis edebileceğini, ayrıca davacının en azından jeneratör kullanmak suretiyle sulama faaliyetini gerçekleştirecek durumda olmasına rağmen gerekli tedbirleri almadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; tarımsal faaliyet yapmak üzere kiraladığı taşınmazlara pamuk ve mısır eken davacının, elektrik aboneliği için açmış olduğu davada mahkemece elektrik verilmesi için verilen ihtiyati tedbir kararına davalı şirket tarafından uyulmadığı, bu nedenle davacının ektiği pamuk ve mısır ürününün zarar gördüğü, aldırılan bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmazlarda ekilen mısır ve pamuk ürünü nedeniyle uğranılan zararın toplam 128.186,28 TL olarak tespit edildiği, davalının davacının yaptırdığı tespit masraflarından da sorumlu olduğu gerekçe gösterilerek; davanın kabulü ile 130.219,28 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-HMK'nun 323. maddesinde; davanın açılmasından önce yapılan delil tesbitine ilişkin giderlerin, yargılama giderine dahil olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle, delil tespiti giderleri, dava değerine dahil edilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece; delil tespiti giderlerinin, diğer yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, dava değerine dahil edilerek faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/2999, K. 2018/6374, 5 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama