KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/31 E., 2018/4874 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2018
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, ... İli ... İlçesi ...
Köyü G-Blok 1 ve 2 no’lu bağımsız bölümlerin 01.07.2001 tarihinde davalıya satıldığını, bağımsız bölümlerin en alt katında iki oda bir salon ve açık mutfaktan oluşan takriben 75 m2 kullanım alanlı meskenin kiralandığını, 01.07.2001 yılından bu yana kira ödenmediğini, 14.10.2008 tarihinde 84.000 TL kira bedelinin 30 günlük yasal sürede ödenmesi için ihtar çekildiğini ancak ödeme yapılmadığını belirterek kira alacağının tahsili ile tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; söz konusu yerde davacı yararına ipotek olduğunu bunun kaldırıldığını ve yerin mülkiyetinin tamamen kendisine geçtiğini, kira sözleşmesinin bulunmadığını, asıl konunun yerin satışı ile ilgili olduğunu belirterek haksız ve yersiz davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 03.03.2016 günlü ve 2015/8533 E.-2016/1649 K sayılı ilamı ile bozulmuş, Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, açılan davanın talep gibi kabulü ile, 10.000,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiş olup, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddi gerekir. 2-Davacı vekilinin tahliyeye ilişkin temyiz itirazına gelince ;
HMK’nın 297/2 (HUMK.nun 388/5) maddesine göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.Davacı tarafından dava dilekçesinde, temerrüt nedeniyle tahliye ve alacak isteminde bulunulmasına rağmen;
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/31, K. 2018/4874, 9 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama