KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/3104 E., 2018/6975 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2018
Karar Metni
1.232 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili ile davacı mirasçılarından ..., ... ve ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiş ise de, temyize konu edilen kararda dava değeri, duruşma sınırının altında olduğundan, duruşma isteğinin miktar yönünden reddiyle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz isteğinin incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesindeki; müvekkili tarafından davalılara kiralanan taşınmazların elektrik aboneliğini davalıların üzerlerine almadığını, harcadıkları elektrik borcunu da ödemediklerini, bu borcun kendisi tarafından ödenerek davalılardan rücu'an tahsili için başlatılan icra takibine davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek itirazının iptali ve inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar; davalı ...'in kira sözleşmesinin tarafı olmadığından hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, diğer davalının ise 2008 yılında taşınmazları kullandığı ve elektrik borcunu ödediğini belirterek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile, takibe itirazın iptaline, 17.307,91 TL asıl alacak, 4.33 TL faiz yönünden takibin devamına, inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemiz 16.12.2014 tarih ve 2014/12911 Esas, 2014/16579 Karar sayılı ilamı ile “...O halde mahkemece; davacının bilirkişi raporuna itirazı da dikkate alınarak; yeniden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi kurulundan yeterli ve denetlenebilir bilirkişi raporu alınarak, davacının takibe konu yaptığı dönemlere ilişkin
(davalı ödemeleri de değerlendirilerek) ödemeleri belirlenmek, süzme sayaç kullanımı saptandığı takdirde davalıların kullanımına ilişkin olarak değerlendirme yapılmak, belirtilen bu hususlarda rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı görülmemiş, bu husus kararın bozulmasını gerektirmiştir.” gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın HMK 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı mirasçılarından ..., ... ve ... vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı mirasçıların temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı vekili tarafından 13.07.2011 tarihinde işbu davanın açıldığı, davacı vekilinin 17.02.2016 tarihli oturumda müvekkilinin vefat ettiğini belirterek veraset ilamını sunmak ve durumu netleştirmek için taraflarına süre verilmesini talep ettiği, 28.04.2016 tarihli oturumda henüz veraset ilamını tedarik edemediklerinden ve varislere ulaşamadıklarından bu hususta yeniden süre verilmesini talep ettiği, sonraki iki oturuma mazeret dilekçesi gönderdiği, 05.01.2017 tarihli son oturuma ise katılmadığı bunun üzerine taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK'nun 150. maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve 12.04.2017 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK.’nun 55. Maddesi uyarınca taraflardan birinin ölümü halinde mirasçılar mirası kabul veya reddetmemiş ise bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir”.
Davacı yargılama sırasında 21.08.2015 tarihinde ölmüştür. Dava konusu istek malvarlığına ilişkin olup, mirasçıların mal varlığını etkilemektedir.
Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır. Yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, sadece bu kişinin mirasçıları tarafından (dava konusunun ölenin malvarlığına ilişkin olması ve dava sonunda verilecek hükmün olumlu veya olumsuz bir şekilde mirasçıların haklarını etkilemesi durumunda) davaya devam edilebilir. Bu halde, ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburî dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir.
TMK.nun 28. maddesine göre, ölüm ile kişilik son bulur. Ölü bir kişi herhangi bir hakkın sujesi olamayacağına göre onun açmış olduğu davaya devam edilemez. Bu şekilde yürütülen bir dava sonunda ölü kişi aleyhine hüküm kurulamaz. Borçlar Kanununun 397. maddesi hükmüne göre; aksi sözleşmeden ve işin mahiyetinden anlaşılmadıkça vekil edenin ölümü ile vekalet ilişkisi son bulur.
Somut olayda; ölüm ile vekalet ilişkisi son bulduğu halde davacının mirasçılarından vekaletname alınmadan ve yöntemince davaya katılmaları sağlanmadan, davaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yapılacak iş; mahkemece davacı ...’ın mirasçılarına usulüne uygun olarak tebligat yapmak, mirası reddetmeyen mirasçıların mecburi dava arkadaşı olarak davada yer almalarını sağlamak ve mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa miras şirketine mümessil tayin ettirmek, taraf sıfatı şartı sağlandıktan sonra yargılamaya devam ederek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacı mirasçılarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/3104, K. 2018/6975, 21 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama