KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/3139 E., 2018/5242 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2018
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının kabulüne dair verilen karar bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna müracaat edilmiş ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; inceleme konusu davayla ilgili olarak tarafların ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvuru taleplerinin reddine karar verilmiştir.Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, bilahare davacı asil tarafından dosyaya ibraz edilen 11.04.2018 tarihli dilekçe ile "...davadan feragat ettiği" yönünde talepte bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Çekişmeli yargıda kural olarak, “tasarruf ilkesi” geçerlidir ve taraflar dava konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya son verilebilmesinin bir yöntemi davadan feragattir ve anılan durum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 ila 312. maddelerinde (mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 91 ila 94. maddelerinde) düzenlenmiştir.Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir.
Temyiz edilen ve fakat henüz temyiz Dairesince görüşülmeyen bir karar, usul hukuku çerçevesinde kesinleşmiş olmadığından, bu aşamada davadan feragat mümkündür.Hâkim, gördüğü davada tahkikatı bitirip hüküm kurduktan sonra davadan elini çekmiş olur ve kural olarak dava sonunda verilen karar temyiz edilip bozulmadan ve bu suretle yargılamaya yeniden başlanmadan davanın esası ile ilgili hiç bir karar veremez.Feragat, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki neden olduğundan, hâkim karar verdikten sonra dahi belgelendirilen feragat üzerine davanın bu nedenle reddine karar verebilir ise de,
Yargıtay uygulamalarında (örneğin Hukuk Genel Kurulunun 21.10.1981 gün 1981/2-551, 1981/683 ve 02.06.1982 günlü 1982/376-547 sayılı Kararları ile 11.04.1940 gün ve 1939/15-1940/70 sayılı tevhidi içtihat Kararının gerekçesinden esinlenen uygulama) hüküm temyiz edildikten sonra vaki feragat üzerine mahkemece kendiliğinden bir karar verilmeyerek Yargıtay'ın bu konuda (feragat konusunda) mahkemece bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına dair verilecek kararından sonra ancak dosyayı ele alabilir ve feragate dayanarak davayı reddedebilir.Bu itibarla,
somut olayda davacı asil karardan sonra verdiği dilekçe ile davadan feragat ettiğini açıkça ve koşulsuz olarak bildirdiğinden, hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelenmesine usulen engel oluşturan bu hukuki olgu çerçevesinde, yeniden inceleme yapılmak üzere mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/3139, K. 2018/5242, 15 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama