KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/3310 E., 2019/5511 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2019
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar; davalı şirketin 17.08.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesine göre maliki oldukları taşınmazın kiracısı iken kiralananın tahliye edildiğini, Kırıkkale 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/27 Değ. İş sayılı dosyasında yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre, taşınmazda yapılan tadilatlar ve hor kullanma nedeniyle taşınmazın eski hale getirilmesi için 34.230TL masraf yapılması gerektiğinin tespit edildiğini, ayrıca ödenmeyen 2012 Yılı Ağustos ayından 292,84TL, ve 2012 Yılı Eylül-2013 Yılı Ocak ayları kira bedeli aylık 5.070TL'den toplam 59.872,84TL alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı; taşınmazın 26.10.2012 tarihinde tahliye edilmesine rağmen davacıların anahtar teslimine ilişkin tutanağı imzalamadığını, sözleşmenin 8. Maddesine göre taşınmazın eski haline getirme bedelinin istenemeyeceğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 50.850,12 TL üzerinden devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 2017/337 Esas – 2017/3460 Karar sayılı ve 21.03.2017 tarihli kararı ile ;
kepenklerin sözleşmenin 8. Maddesi kapsamında istenemeyeceği, davacıların aylık kira bedelinin 5.070TL üzerinden talep edilmesine rağmen mahkemece, talep aşılarak 5.122,04TL üzerinden hesaplandığı ve kira alacağının likit olması nedeniyle itirazın iptaline karar verilen kira alacağı yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyulmuş ve davanın kısmen kabulü ile 30.438TL yönünden itirazın iptaline ve alacağın tamamı üzerinden %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-) Davalının icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının alacağını doğrudan mahkemede dava ederek haklı çıkması, alacağın likit ve muayyen olması gerekir.
Anılan madde uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi için davaya konu alacağın gerçek miktarın belli olması veya belirlenebilmesi için bütün unsurlarının borçlu tarafından bilinebilecek nitelikte bulunması, hakimin takdirine bağlı olmaması gerekir. Takipte istenilen alacak kalemlerinden biri de hor kullanma bedeline ilişkin olduğundan ve bu masrafların değerinin tespiti yargılamayı gerektirdiğinden bu kaleme ilişkin alacak likit değildir.
Bu nedenle; mahkemenin gerekçesinde de açıkça anlaşıldığı üzere hükmedilen 22.458TL kira alacağına yönelik icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hükmedilen 7.680TL hor kullanma tazminatının da içerisinde bulunduğu toplam 30.438TL asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru değildir.
Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve "hakimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün, HUMK'nun 438/7, C2 hükmü ve 6100 Sayılı HMK 370/2 ek 3/1 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/3310, K. 2019/5511, 18 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama