KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/3406 E., 2018/6601 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2018
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, kaçak elektrik kullanmadığı halde hakkında kaçak elektrik tutanağı düzenlendiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir .
Mahkemece, davacının iptal ettirmediği abone sözleşmesi yönünden normal kullanım bedelinden sorumlu ise de, haksız fiil niteliğinde olan kaçak elektrik kullanımından sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir .
Somut olayda, davacı davalının elektrik abonesidir ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ve Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur. Diğer anlatım ile elektrik abonelik sözleşmesini imzalayan ve aboneliği devam eden davacı abone, normal kullanılan elektrik bakımından elektrik dağıtım şirketine karşı sözleşme gereği sorumludur . Buna göre, fiili kullanıcıya karşı rücu hakkı mevcut olan abonenin sözleşmesi iptal edilmediği sürece, fiili kullanıcı ile beraber elektrik dağıtım şirketine karşı kaçak elektrik kullanımı ve normal kullanım bedelinden dolayı müteselsil sorumluluğunun devam edeceği kuşkusuzdur.
Mahkemece, yapılması gereken elektrik mühendisi bilirkişiye bilirkişi raporu hazırlatılarak kaçak tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre davalının davacıdan talep edebileceği bedelin hesaplatılması ve sonucuna uygun karar verilmesinden ibarettir. Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir .
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/3406, K. 2018/6601, 18 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama