KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/3633 E., 2018/6790 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2018
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davada; maddi tazminatın kabulüne, manevi tazminatın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde tarafllarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalılardan ...'ın kendisini, 24.07.2002 tarihinde sırtından bıçakladığını, olay tarihinde reşit olmayan davalı ...'ın bu eylemi nedeniyle yargılandığı ...
3. Çocuk Mahkemesinin 2007/19 Esas sayılı dosyasında eylemi sabit görülerek cezalandırılmasına karar verildiğini, olay sonrası tedavi sürecinin uzun yıllar sürdüğünü ve hâlen devam etmekte olduğunu, olay tarihinde reşit olmayan davalı ...'ın eylemi nedeniyle oluşan maddî ve manevî zarardan velâyet hakkını kullanan diğer davalı babası ...'in de sorumlu olduğunu ileri sürerek vücudunda oluşan hasardan dolayı çalışma gücünün büyük oranda yitirmesi nedeniyle mahrum kaldığı gelire,
ileride oluşacak zararlara ve tüm tedavi giderlerine karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000 TL maddî ve 30.000 TL manevî tazminatın olay tarihi olan 24.07.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 27.03.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle maddî tazminat yönünden talep sonucunu arttırarak, 220.627,37 TL'nin olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalılar; davanın haksız fiile dayalı olarak açıldığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalılar ... ve ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece; davanın maddî tazminat yönünden tamamen, manevî tazminat yönünden kısmen kabulü ile; a) Davacı lehine 220.627,37TL maddî tazminat takdiri ile 1.000TL'ye haksız fiil tarihinden (24.07.2002), 219.627,37 TL'ye ıslah tarihinden (27.03.2014) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b) Davacı lehine 15.000TL manevî tazminat takdiri ile haksız fiil tarihinden (24.07.2002) tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Davalılar tarafından temyize cevap dilekçesi ile katılma yolu ile temyiz talep edilmiş, ne var ki mahkemece gönderilen muhtıra ile verilen süre içinde temyiz harç ve giderlerinin yatırılmadığı anlaşılmış olup, davalıların temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmalarına karar vermek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Davacı tarafça ıslah dilekçesi ile; haksız fiil tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiştir. Haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklarda hüküm altına alınan tazminat miktarına olay tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekmekte olup, davalıların bu hususta ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek bulunmamaktadır.
Buna göre; davacı tarafça ıslah dilekçesinde açıkça, haksız fiil tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep ettiği göz önünde bulundurularak, ıslahla arttırılan kısım yönünden de faizin başlangıç tarihinin haksız fiil tarihi olan 24.07.2002 olması gerekirken, tazminatın bir bölümü için ıslah tarihinden faize hükmedilmesi usul ve yasaya uygun değil ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3.maddesinin yollamasıyla HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/3633, K. 2018/6790, 20 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama