KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/4066 E., 2018/11333 K.·Mahkemesi :tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2018
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın davalı Dedaş yönünden husumetten reddine, davalı ... yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı şirketin, elektrik abonesi olan davacı kooperatiften, düzenlediği faturalar ile hukuka aykırı olarak kayıp-kaçak, psh, iletim, dağıtım ve sayaç okuma bedeli tahsil ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000 TL'nin davalıdan tahsilini istemiş, 02/06/2016 tarihli duruşmadaki (ıslah) beyanı ile talebini 10.000 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı; fatura alacağından kaynaklanan iş bu davanın perakende satış şirketi olan ...'a yöneltilmesi gerektiğini ayrıca istirdadı istenilen bedelin ilgili mevzuat çerçevesinde abonelere yansıtıldığını ve uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davacı taraf, HMK'nun 124. maddesi gereği taraf değişikliği talebinde bulunarak davanın perakende satış şirketi olan ...'a yöneltilmesini istemiş, mahkemece davacının talebi kabul edilerek davalı Dedaşı'ın davalı sıfatından çıkarılarak yerine taraf olarak ...'ın dahil edilmesine karar verilmiş ve ...'a usule uygun tebligat çıkarılmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı (...) tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.06.2017 tarih ve 2016/21533E. 2017/9637 K. Sayılı ilamı ile; davacı kooperatifin 6502 sayılı kanun kapsamında tüketici sıfatı taşımadığı ve bu kapsamda uyuşmazlığın 6502 sayılı yasa kapsamında kalmadığı, davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemelerinin değil Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev alanı içerisinde olduğu gerekçesiyle hükmün görev yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı Dedaş yönünden davanın husumetten reddine, davalı ... yönünden, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6719 sayılı yasa gereği davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gereği yerine getirilmemiştir. Öyle ki Dairemizin yukarıda açıklanan bozma ilamı ile davaya bakma görevin Tüketici Mahkemesine değil Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle hükmün görev yönünden bozulmasına karar verilmiştir. Ne var ki yerel mahkemece, gerekçeli kararda, Dairemizin 12.06.2017 tarih ve 2016/21533E. 2017/9637 K. sayılı bozma ilamı, yapılan maddi hata sonucu, 6719 sayılı yasanın değerlendirilmesi gerektiği gerekçesine dayalı bozma ilamı olarak algılanmış-yazılmış ve bu doğrultuda inceleme yapılarak hüküm kurulmuştur.
Bu durumda mahkemece Dairemizin anılan bozma ilamı doğrultusunda öncelikle görev hususu yönünden inceleme yapılarak bu konuda hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde, bozma ilamının yanlış algılanması-değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma nedenlerine göre davalı ...'ın diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/4066, K. 2018/11333, 12 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama