KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/4159 E., 2018/7432 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2018
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı , 26.328,00 TL’lik su tüketim bedelinden kaynaklı alacakları için davalı aleyhine Tutak İcra Dairesi’nin 2014/17 Esas sayılı takip dosyası ile yürüttükleri takibe davalının haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek,davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere tazminat ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı,cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davacı tarafça Tutak İcra Müdürlüğü’nün 2014/17 esas sayılı dosyasında takibin Tutak Milli Eğitim Müdürlüğü’ne (öğretmen evi) karşı yürütüldüğü,oysa Tutak Milli Eğitim Müdürlüğü’nün (öğretmen evi) tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti bulunmadığı,bu nedenle kendisine karşı icra takibi yapılamayacağı,ortada usul ve yasaya uygun geçerli bir ilamsız icra takibi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Somut olayda; davanın tarafları Tutak Belediyesi ile ...’dır.
3533 Sayılı Kanun'un 1. maddesi hükmünce “umumi mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle, sermayesinin tamamı devlete veya belediyeye veya umumi idarelere ait olan dava ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanları, bu kanunda yazılı tahkim usulüne göre halledilir.” Davada, taraflar, 3533 Sayılı Kanun’un 1.maddesinde gösterilen kuruluşlardandır.
Bu Kanunun 2570 sayılı Kanun ile değişik 4.maddesi gereğince ''Katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare olunan veya sermayesinin tamamı Devlet, belediye veya özel idarelere ait olan daire ve müesseselerin veya bu daire ve müesseselerden biriyle ikinci maddede yazılı dairelerden biri arasında çıkan uyuşmazlıklar, bulunduğu yerin ve taşınmaza ilişkin uyuşmazlıklarda,
taşınmazın aynına yönelik olanlar hariç olmak üzere o taşınmazın bulunduğu yerin ve taraflar değişik yerlerde bulunuyorlarsa davalı durumunda olan daire veya müessesenin ve davalılar birden çok olduğu takdirde bunlardan birinin bulunduğu yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem sıfatıyla çözümlenir.'' düzenlemesi mevcuttur.
O halde mahkemece, tarafların sıfatı gözetilerek sözü edilen yasa hükmü uyarınca uyuşmazlığın hakem sıfatı ile çözümlenmesi gerektiği gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden (hakem sıfatıyla bakılması gerektiğinden) reddine karar verilmesi gerekirken; işin esasına girilmek suretiyle talebin genel hükümlere göre incelenip sonuca bağlanması usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir. 2-) Bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/4159, K. 2018/7432, 2 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama