İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/4241 K.2018/8246

.......

Esas2018/4241Karar2018/8246Tarih10 Eylül 2018Okuma4 dk · 800 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2018/4241 E., 2018/8246 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Eylül 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

800 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

.......

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; davalı .......... adına eski yönetici (dava dışı) ..........ile abonelik sözleşmesi imzalandığını ve buna göre abone olan davalı.........tüketilen su bedellerinden sorumlu olduğunu ileri sürerek, davalı tarafça ödenmeyen 2.196,74 TL su bedeli, 978,71 TL usulsüzlük cezasından kaynaklı tahakkuksuz bedeli, 7.955,52 TL gecikme cezası ve 7,08 TL açma kapama bedeli olmak üzere toplam 11.137,95 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı; dava konusu abonelik sözleşmesine ait su sayacının davacı idare tarafından söküldüğünü, 1998 yılından bu yana boş ve metruk olan kapıcı dairesinin ise hiç kimse tarafından kullanılmadığını, bu nedenle davaya konu borcun doğumunun imkansız olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen hükmün davacı tarafça temyizi üzerine, Dairemizin 27.11.2013 tarih ve 2013/13741 Esas, 2013/16743 Karar sayılı ilamı ile "davaya konu aboneliğin mesken ya da iş yeri için mi olduğu hususunda araştırma yapılarak mesken aboneliği olduğunun tespit edilmesi halinde davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, dava konusu aboneliğin ilk olarak mesken aboneliği olarak yapıldığı, ardından iş yeri aboneliği olarak düzeltildiği belirtilerek yargılamaya genel mahkeme sıfatıyla devam edilmiş ve yapılan yargılama sonucunda, dava konusu borcun dayanağının bulunamamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.

Dava, su aboneliğinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

./..

-2-

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davalı apartman yöneticiliği ile davacı kurum arasında 08.09.1994'te abonelik sözleşmesi imzalandığı, davacı kurum tarafından davalı hakkında, 19.03.2001 ile 15.09.2003 tarihleri arasındaki su kullanımı nedeni ile, 2.196,74 TL su bedeli (ödenmeyen 14 adet fatura), 978,71 TL usulsüzlük cezasından kaynaklı tahakkuksuz bedeli, 7.955,52 TL gecikme cezası ve 7,08 TL açma kapama bedeli olmak üzere toplam 11.137,95 borç tahakkuk ettirildiği, davalı tarafça bu borca ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Yargılama sırasında görüşüne başvurulan bilirkişi tarından düzenlenen 06.07.2011 tarihli bilirkişi raporunda, yalnızca davalı kurum tarafından düzenlenen borç doküm belgelerine atıf yapılarak davalı tarafın ödemesi gereken 14 adet fatura borcunun 11.137,95 TL olduğu belirtilmiş, itiraz üzerine düzenlenen 11.05.2012 tarihli ek raporda ise 21.05.2001 ile 23.09.2003 tarihleri arasında davaya konu olan yerde su tesisatı ve su saati bulunmadığı, su tesisatı ve su saati bulunmayan bu yer için 14 adet fatura düzenlenmesinin nedeninin anlaşılamadığı, bu faturaların tahmini olarak düzenlendiği ve neye dayandırıldığının bilinemediği, tesisatın olmadığı bir yerde su kullanımının söz konusu olmayacağı ifade edilmiştir. Mahkemece ek rapor esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuştur.

Abonelik sözleşmesini imzalayan ve aboneliği devam eden davalı abone, tesisatta kullanılan su bedelinden, davacı şirkete karşı sözleşme gereği sorumlu olduğu gibi, sayacın muhafazası konusunda da sorumluluğu devam eder. Buna göre, fiili kullanıcıya karşı rücu hakkı mevcut olan abonenin sözleşmesi iptal edilmediği sürece, fiili kullanıcı ile beraber şirkete karşı kullanılan su bedelinden dolayı müteselsil sorumluluğunun devam edeceği kuşkusuzdur.

Davalı davacının su abonesidir ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ve Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen su, bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur.

Somut olayda, davacı ile davalı arasında 08.09.1994'te imzalanan sözleşme ile abonelik ilişkisi kurulduğu, davalı tarafın bu aboneliğin iptali için davacı kuruma herhangi bir başvurusu bulunmadığı, davalı tarafça her ne kadar abonelikte kullanılan su sayacının davacı kurum tarafından iptal edildiği ve sistemin kapatıldığı iddia edilmiş ise de davacı kurum belgelerinde böyle bir bilgi ve belgenin yer almadığı, aksine davacı kurum tarafından mevcut abonelikte çeşitli tarihlerde sayaç değişimi ve sayaç okuması yapılarak sayaçtaki endeks değerlerinin kaydedildiği anlaşılmaktadır.

Buna göre aboneliği iptal ettirmeyen davalının dava konusu borçlardan sorumlu olduğu açıktır. Ne var ki davacı kurumun da19.03.2001 ile 15.09.2003 tarihleri arasında 14 adet su tüketimine esas faturanın ödenmemesine rağmen dava konusu yerde su kullanımını kesmediği çeşitli tarihlerde (kimin talebi ile yapıldığı belli olmayan) sayaç değişikliği yaptığı ve borç ödenmemesine rağmen su kullanımına izin verdiği görülmektedir.

Buna göre mahkemece, dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi ile, aboneliği iptal ettirmeyen davalının dava konusu borçtan sorumlu olduğu gözetilerek, dava konusu olayda davacı kurumun borcun ödenmemesine rağmen su kullanımına izin vermek suretiyle müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususuda değerlendirilmek suretiyle, dava konusu faturaların (tahakkuklarının) usulüne uygun olup olmadığı, dava konusu alacak döneminde yürürlükte bulunan tarife ve sözleşme hükmü uyarınca davacı tarafın alacaklı olduğu miktarın belirlenmesi hususunda somut verilere dayalı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

./..

-3-

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

........

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/4241, K. 2018/8246, 10 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/4241
Karar No
2018/8246
Tarih
10 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2018/4243 K.2018/6145
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/4243 K.2018/8981
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/4244 K.2018/3856
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/4244 K.2018/7898
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/4244 K.2018/11967
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2018/4244 K.2018/8631

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.