KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/4815 E., 2019/8323 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2019
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklanan birleşen alacak davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar, birleşen davada, davalının kira süresi içerisinde haksız yere kolluk kuvvetleri ile kiralananı tahliye ettirdiğini, çalışmasının engellendiğini, murisleri tarafından yapılmış olan binaları yıktığını, yıkımdan artan eşyaların davalı tarafından götürüldüğünü ileri sürerek şimdilik bina ve müştemilatlar yönünden 50.000 TL nin, 07/03/2006 tarihinden dava tarihine kadar geçen dönemde uğradığı kâr kaybı için 75.000 TL nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, asıl davada ve birleşen davada ayrı ayrı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl davada verilen hükmün Yargıtay 13. Hukuk Dairesi kararı neticesinde kesinleştiği gerekçesiyle asıl davaya konu talepler hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığı yönünde, birleşen dava açısından ise davacıların bina ve müştemilatların yıkımı nedeniyle uğradığı zarar miktarı olan ve bilirkişi raporunda hesaplanan 5.578,83 TL nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesi, 07/03/2006 tarihi ile dava tarihi arasında geçen dönemde davacıların uğramış olduğu kâr kaybı olan 61.864,39 TL nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesi yönünde karar verilmiş; Hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-) Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların tüm, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Mahkemece, yargılama sırasında davacıların bina ve müştemilatlar yönünden uğradığı zarar miktarının belirlenmesi ve kâr kaybının hesaplanması amacıyla dosya bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, karara dayanak yapılan 06/03/2017 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, faydalı ve zorunlu imalatların 5.578,83 TL, kazanç kaybının 56.285,56 TL olacağı ve böylece toplam zararın 61.864,39 TL olacağı belirtilmiştir. Mahkemece, bina ve müştemilatlar yönünden 5.578,83 TL nin ve kâr kaybına ilişkin olarak 61.864,39 TL nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesi yönünde karar verilmiştir.
Karara dayanak yapılan bilirkişi kurulu raporuna göre, faydalı ve zorunlu imalat bedeli olan 5.578,83 TL ile kazanç kaybı bedeli olan 56.285,56 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu 5.578,83 TL faydalı ve zorunlu imalat bedelinin tekrar kazanç kaybı bedeli ile toplanmak suretiyle 61.864,39 TL kâr kaybı bedeline karar verilmesi ve bu nedenle 5.578,83 TL fazla alacağa hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/4815, K. 2019/8323, 23 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama