KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/4860 E., 2018/10770 K.·Mahkemesi:ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2018
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ... şirketinin, düzenlediği faturalar ile kendisinden hukuka aykırı olarak kayıp-kaçak bedeli adı altında fazladan ücret tahsil ettiğini ileri sürerek bu bedellerin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, kayıp-kaçak bedelinin ilgili mevzuat çerçevesinde abonelere yansıtıldığını ve uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Somut olayda; davaya konu bedelleri tahsil eden davalı, davanın açılmasına sebebiyet vermiştir.
Davacı tarafından, davalıdan kayıp-kaçak, dağıtım, iletim, perakende satış hizmeti ve sayaç okuma bedellerinin tahsilinin talep edildiği davada, “konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” dair karar verilmesi, yargılama sırasında yürürlüğe giren yasa değişikliğinin bir sonucudur.O halde; mahkemece, dava açıldıktan sonra hasıl olan yasa değişikliği nedeniyle, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/4860, K. 2018/10770, 30 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama