KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/5220 E., 2019/7782 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2019
Karar Metni
823 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, dava dilekçesinde özetle: 2011-2012 yılı sezonunda bir yıl süre ile ürün hasat etmek üzere dava dışı üçüncü kişiden davaya konu serayı kiraladığını, masraf yaparak serayı ürün hasadı yapmaya elverişli hale getirdiğini; davalının, kendisine borcu olduğunu, bu nedenle borcuna karşılık olarak kiraladığı serada işçi olarak çalışıp, elde edilen ürünleri kendisine teslim ederek borcunu ödemeyi teklif ettiğini; bunun üzerine, davalıya serayı hazır halde teslim ettiğini, kendisinin komisyonculuk yapması nedeniyle sürekli serada bulunmadığını;
davalının, üretilen sebzeleri kaçırmaya ve başkasına verdiğini anladığında davalının kendisine serada hakkının bulunmadığını beyan ettiğini ileri sürerek; dava konusu seradaki ürünün cinsi ile sezonda alınabilecek ürün miktarının belirlenmesine, seranın üçüncü kişiye yediemin olarak teslimine ve davalının vaki müdahalesi ile el atmasının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; davacı vekili, mahkemenin 15.09.2014 tarihli duruşmasında bilirkişi raporunda belirtilen rakam üzerinden davayı tazminat davası olarak ıslah ettiğini bildirmiştir.
Davalı; usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmamış, davaya cevap da vermemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 30.530 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
Somut olayda; davalı duruşmalara katılmamış; davaya cevap vermemiş, temyiz dilekçesinde de olaylara ilişkin açıklayıcı beyanda bulunmamıştır. Davacının dava dilekçesindeki anlatımından ve keşifte dinlenen tanıkların beyanlarından; davalının davacının kiraladığı serada işçi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple, 4857 sayılı Yasanın 1.maddesi gereğince işçi işveren arasındaki dava sebebiyle iş mahkemesi görevlidir. Aynı yasanın 4. maddesindeki istisnaların da bulunmadığı anlaşılmakla 5521 sayılı Yasanın 1.maddesi gereğince davanın iş mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
Mahkemece, bu husus gözetilerek, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
2-) Bozma sebebine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/5220, K. 2019/7782, 10 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama