KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/5478 E., 2018/10035 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2018
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
....
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalılar .....vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı,daha önce açtıkları ve kesinleşen.....arar sayılı alacak davasında talep sonucu olarak, alacağına dava tarihi olan 25/10/2010 tarihinden itibaren yasal faiz istemesine rağmen, mahkeme kararında bu talebi hakkında karar verilmediğini ve dolayısıyla faiz talebinin unutulduğunu, mahkeme ilamının ..... esas sayılı dosyası ile icraya verildiğini, ilamı icraya verirken bilgisayar programının otomatik olarak ilamda dava tarihinden itibaren yasal faiz hesaplaması nedeniyle icra emrinde yasal faizin yer aldığını,davalıların..... sayılı dosyası ile faizin 28.643,68 TL’lik kısmını iptal ettirdiklerini,
bu kararın kendisi tarafından da temyiz edilmediğini ve kesinleştiğini, asıl alacağın henüz tahsil edilemediğini,mahkeme kararında unutulmuş olan asıl alacağa ilişkin faizin her zaman talep ve dava edileceğini ileri sürerek,28.643,68 TL faiz alacağının dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..... talebin zamanaşımına uğradığını,esas yönünden ise.....Karar sayılı dosyası hakkında 22/05/2012 tarihinde karar verildiğini ve kararın kendilerince temyiz edilerek kesinleştiğini, davacının kararla ilgili olarak faize ilişkin herhangi bir talebi olmadığını, kesinleşmiş mahkeme kararı ile ilgili olarak davacı tarafın tüm temyiz ve itiraz süreleri geçtikten sonra talepte bulunmasının yasal olmadığını, davacı tarafın bu kararla ilgili olarak
...
...... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ve bu dosyada kararda bulunmamasına rağmen faiz talep ettiğini,bu talepleri ile ilgili olarak.... sayılı dosyası ile dava açıldığını ve mahkemenin davayı haklı bularak icra dosyasında talep edilen faizi kaldırdığını ve bu kararın da kesinleştiğini savunarak,davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece,dayanak olan asıl davanın kısmi dava olarak açıldığı, maddi tazminat talebinin yargılama sırasında ıslah edildiği, kısmi dava olarak açılan dava dilekçesinde tazminatlar için faiz talep edilmiş ise de, ıslah dilekçesinde faiz talebinin yer almadığı dikkate alınarak davanın kısmen Kabulü ile;
kar yoksunluğu olarak açıklanan 10.000,00 TL maddi tazminatın kısmi davanın açıldığı 25/10/2010 tarihinden, 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 11/04/2006 tarihinden, mevcut dava tarihi olan 19/08/2014 tarihine kadar olan dönemi için toplam (3.373,15-TL maddi tazminat için + 3.760,27-TL manevi tazminat için olmak üzere=) 7.133,42 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılar.....vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,davacı vekilinin tüm, davalılar ...,... ve ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak,karar tarihinde yürürlükte olan ..... 13. maddesinde’’
(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.'' düzenlemesi yer almaktadır.
2-Mahkemece,yukarıda ifade edilen tarife hükümleri uyarınca davalı lehine dava değeri üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan....uyarınca belirlenen 2.581,23 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken,yanılgılı değerlendirme ile 1.800 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
......
.....
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/5478, K. 2018/10035, 15 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama