KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/5728 E., 2018/13025 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2018
Karar Metni
537 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ......... davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, dava dilekçesi ile; tarlasının yakınından geçen enerji nakil hattında oluşan ......... nedeni ile yangın çıktığını; tarlasındaki ekinlerin, fidanların yandığını, çitlerin kullanılamaz hale geldiğini; davalı kurumun zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 18.000.00 TL'nin olay tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 9.969.00 TL'nin dava tarihinden yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiş; hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2015/4626 esas 2016/2284 karar sayılı 22/02/2016 tarihli ilamıyla;
“1-) ..... Mahkemece, uzmanlardan oluşan yeni bilirkişi kuruluna (...... ...... ) iki rapor arasındaki çelişkileri gideren, itirazları karşılayan, Yargıtay ve taraf denetimine açık, hesaplama yapılırken .........Müdürlüğü verilerine dayanan, yapılmayan giderleri gözönünde bulunduran bilirkişi raporu hazırlatılarak, sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken; çelişkili raporlardan sonrakine dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-) Ayrıca, keşfe katılıp raporunu hazırlayan ...... ...... bilirkişi ek raporunda kusur konusunda görüş sunması için gerekli belgeleri bildirmiş, bu belgeler dosyaya sunulduğu halde dosyanın yeniden bilirkişiye ulaştırılması sağlanarak ek raporu tamamlatılmamıştır.
Mahkemece; davalı kurum açısından, yapı malikinin sorumluluğuna ilişkin; davacı açısından ise, olaydaki kusuruna, zararın doğmasını ve artmasını önleyecek tedbirleri alıp almadığına ilişkin değerlendirmeler içeren, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli, tarafların kusur oranlarının da gerekçeleriyle açıklandığı uzman bilirkişi raporu (...... ......) hazırlatılarak, varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken; eksik araştırma, inceleme ile yarım kalan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Söz konusu bozma ilamı uyarınca mahkemece; oluşan zarardan davalı lehine %25 indirim yapılarak davanın kısmen kabulü ile 9.941,22TL .........ın dava tarihinden(27.08.2012) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin 8.058,78TL talebin ise reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Karar tarihinde yürürlükte olan .......'nin 13.maddesine göre;
“Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci ......sı, ......... maddenin birinci ......sının son cümlesi ile onuncu maddenin son ......sı hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
O halde, mahkemece; dava kısmen kabul edilmiş olduğu halde, reddedilen kısım üzerinden kendisini davada vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK .436/2 maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/5728, K. 2018/13025, 20 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama