KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/668 E., 2018/1568 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2018
Karar Metni
650 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, davacılar vekili, davalı ... ve Davalı ... mirasçıları tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacılar, murisleri ...'nin 27/12/2009 tarihinde koyunlarına ot toplamak amacıyla arazide bulunduğu bir sırada elektrik çarpması sonucu hayatını kaybettiğini, müteveffanın ölümüne petrol istasyonunun yanında bulunan mısır tarlası içindeki elektrik direğine bağlanmış, çıplak elektrik kablosunun neden olduğunu, söz konusu kablonun...'nun içinde yer alan elektrik direğine bağlanmış ve tarlanın içinde bulunan evin içine kadar çekilmiş olduğunu, çekilen hat ile sulama yapılmış olup, daha sonra da sökümü yapılmadan ortalıkta bırakıldığını, murislerinin ölümünden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını,
davalıların haksız eylemleri sebebi ile murislerinin vefatından dolayı hem desteğinden mahrum kaldıklarını hem de manevi olarak ciddi çöküntü içine girdiklerini beyan ederek davacı .... için 60.000,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 25.000,00 'er TL manevi, her bir davacı için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 1.000,00'er TL maddi olmak üzere toplam 321.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişler; ıslah ile maddi tazminat talepleri toplamını 137.887,06 TL’ye yükseltmişlerdir.
Davalılar; olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın kendileri yönünden reddine karar verilmesini dilemişlerdir.
Mahkemece; davanın davalılar; ..., ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile, davacı .... için 70.034,09 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, davacı ... ... için 1.337,40 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, davacı ... için 4.793,91 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, davacı ... ... için 7.098,46 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, davacı ... için 9.402,60 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, davacı ... için 16.906,44 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, davacı ... ... için 14.405,16 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, davacı ... ... için 21.909,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, davacı ... ... için 20.000,00 TL manevi, davacı ... için 20.000,00 TL manevi,
davacı ... için 20.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 395.887,06 TL tazminatın 27/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, davalılar Dicle elektrik Dağıtım A.Ş ve ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili, davalı ... ve davalı ... mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı ...’ın kendisi hakkında verilen hükmü temyizi yönünden;
Mahkeme hükmü davalıya, 26.05.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise HUMK’nun 432. maddesinde öngörülen onbeş günlük yasal süre geçirildikten sonra 08.12.2017 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Davacılar vekilinin ve davalı ... mirasçılarının temyizine gelince;
Somut olayda; dosya kapsamından, davacılar murisinin 27/12/2009 tarihinde elektrik çarpması neticesinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece; ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/497 Esas, 2011/689 Karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu nazara alınarak karar verilmiş, ayrıca bu dosyada kusur incelemesi yapılmamıştır. Hükme esas alınan bu kusur raporu, iş bu uyuşmazlığı çözecek mahiyette değildir.
Ayrıca; TBK.nun 74/2. (BK.nun 53.) maddesi gereğince; “Ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hakimini bağlamaz” hükmüne göre, mahkemece; ceza yargılama dosyasında alınan bilirkişi kusur raporu ile bağlı kalmadan konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan alınacak rapor sonucuna ve belirlenecek kusur oranına göre hüküm kurulması gerekirken kusur incelemesi yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hal böyle olunca mahkemece; tarafların sorumluluklarını ve kusur oranlarını ayrı ayrı gösterecek şekilde uzman bilirkişiden Yargıtay denetimine uygun rapor alınıp, hasıl olacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, kusur incelemesi yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/668, K. 2018/1568, 22 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama