İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/6709 K.2018/13165

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra,…

Esas2018/6709Karar2018/13165Tarih24 Aralık 2018Okuma6 dk · 1.214 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2018/6709 E., 2018/13165 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Aralık 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.214 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı, davalı ... şirketinin tarımsal sulama abonesi olduğunu, dava konusu arazide 06.04.2008 tarihinde davalı şirket görevlileri tarafından yapılan kontrolde 3472 nolu sayacın kaçak şüphesiyle sökülüp ölçü ve ayarlar şube müdürlüğüne gönderildiğini,sayaçta yapılan muayene sonucunda sayaca müdahale edildiğinin tespit edildiğini, bu nedenlerle davalı şirket tarafından 20.075,40 TL kaçak tahakkuku ve 25.559,10 TL kaçak ek tahakkuku yapıldığını kaçak tespiti yapılan yerlerin sahibi olduğunu, bu yerleri kiraya verdiğini, kaçak elektrik kullanmadığını, elektriğin kendisi tarafından tüketilmediğini belirterek kaçak ve ek tahakkukların iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, kaçak elektrik kullanımının tespit edildiğini ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece davanın kabulüne, davalı kurumca davacı aleyhine kaçak elektrik kullanmaktan dolayı 17.09.2010 - 24.06.2011 tarihlerinde tahakkuk ettirilen kaçak ve kaçak ek tahakkuklarına ilişkin olarak davacının davalıya 45.634,50TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Anılan karar Dairemizin 2013/13369 Esas- 2013/16338 Karar sayılı ve 20.11.2013 tarihli kararı ile “ Mahkemece;

aboneliğini iptal ettirilmedikçe fiili kullanıcının eyleminden doğan kaçak elektrik bedelinden davacı abonenin de kullananla birlikte müteselsilen sorumlu olacağı gözetilmeden mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra verilen kararında;

davanın kısmen kabulüne, davacıya davalı ...tarafından 17.09.2010 tarih ve 24.06.2011 tarihli kaçak ve kaçak ek tahakkuku olarak tahakkuk ettirilen 45.634,50 TL'lik borca ilişkin olarak davacının bu borcun 13.746,78 TL'sinden davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Anılan karar Dairemizin 2016/11303 Esas- 2016/12720 Karar sayılı ve 10.11.2016 tarihli kararı ile “Tutanak tarihinde davacının tarımsal sulama amaçlı kaçak elektrik kullandığı sabit olduğundan, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine ve 622 Sayılı EPDK Kararına göre kaçak elektrik bedeli hesabı yapılması gerektiği, kuşkusuzdur. Dava konusu kaçak tahakkuk ve ek tahakkuk tutanağında süreler.

41 ve 107 gün üzerinden hesaplanmasına rağmen, hükme esas bilirkişi raporunda kaçak tahakkuku yönünden 24, ek tahakkuk yönünden 92 gün üzerinden hesaplama yapılmış; davalı Kurumca düzenlenen tutanaklarda esas alınan gün sayısından ayrılma gerekçesi açıklanmamıştır.

Bu itibarla, mahkemece öncelikle dosyanın önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, bilirkişi heyetinden davalı kurumun davacı taraftan isteyebileceği bedelin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve 622 sayılı kurul kararı hükümlerine göre ve davalı kurumca yapılan tahakkuklardan ayrılma gerekçesi de izah kılınarak hesaplanması konusunda denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken,

yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. ” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra verilen son kararında; davanın kısmen kabulüne, davacının 16.003,68 TL davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık, kaçak kullandığı sabit olan davacının sorumlu olduğu kaçak kullanım tüketim bedelinin ne şekilde hesaplanacağı noktasında toplanmaktadır.

1-Somut olayda, 09.08.2010 tarihli sayaç muayene raporunda. 06.04.2008 tarihinde saat 02:00'de sayacın açıldığını gösteren kaydın olduğu, iç mekanizma mühürleri incelendiğinde sayaca müdahale edildiğinin tespit edildiği, davalı ... şirketince; kaçak tespitinden sonraki 11.07.2010 ile 17.08.2010 tarihlerinin ihtilafsız kabul edilerek bu tarihlerdeki kullanım ortalamasının alınarak kaçak ve ek tahakkuk hesabının yapıldığı,

hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise kaçak ve ek tahakkukun, 622 sayılı Kararın 1/C maddesinin (b) bendinde yer alan kurulu güce göre hesaplandığı anlaşılmıştır.Tutanak tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından,

“Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı EPDK Kararının 1/C maddesinde kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen tüketiciye yapılacak kaçak tahakkuk tüketim miktarının ne şekilde hesaplanacağı açıkça belirtilmiştir. Buna göre;“Kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen kullanım yerinde tüketilen elektrik enerjisi miktarı;

1) Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13 üncü maddesinin (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde;

a) Tüm müşteriler için öncelikle ihtilafsız dönemlerdeki tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre, (Kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki dönem ihtilafsız dönem olarak kabul edilir.)

b) Doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa;

1) Meskenlerde, bağlantı gücü ve ortalama aylık çalışma saatine göre (buradaki bağlantı gücü, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 (üç) kW, diğerlerinde 5 (beş) kW’ın altında olmamak üzere) yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak,

2) Müstakil trafolularda (müşteri veya müşteri olmayan) ölçü noktasına bakılmaksızın, besleme transformatör veya transformatörlerinin toplam kurulu gücünün kullanma faktörü olarak alınan 0.60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve ortalama aylık çalışma saatine göre,

3) Meskenler ve müstakil trafolular hariç olmak üzere diğer abone gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0.60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’ın altında olmamak üzere ortalama aylık çalışma saatlerine göre hesaplanır.Bu bilgiler ışığında somut olaya bakıldığında, 622 sayılı Kararının 1/C maddeside kaçak kullanım tahakkuk miktarının öncelikle tüketimi doğru kaydetmiş olan sayaç değerine göre, doğru tespit edilmiş tüketimin olmaması halinde kurulu güce göre hesap yapılması gerektiği açıklanmıştır.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, hesaplamaya esas alınan kaçak ve ek tahakkuk süreleri doğru tespit edilmiş olmakla birlikte, davacının doğru kaydedilmiş tüketim değerleri değerlendirilmemiş, anılan 1/C-a bendi tartışılmamıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden sayaca 06.04.2008 tarihinde müdahale edildiği de dikkate alınarak öncelikle 622 sayılı Kararın 1/C maddesinin (a) bendinin tartışılması ve uygunluğu halinde uygulanması mevzuat gereğidir.

Ayrıca anılan raporda, davalının kurulu güce göre hesaplama yapılmaması yönündeki itirazları da karşılanmamıştır.O halde mahkemece, öncelikle davacının 06.04.2008 öncesi tüketim ekstrelerinin getirtilip, dosyanın alanında uzman ayrı bir üçlü bilirkişi heyetine tevdiyle kaçak tutanak tarihindeki yönetmelik ile özellikle 622 sayılı Kararın 1/C-a bendinin unsurlarının somut olayda tartışılması,

uygun olmaması halinde 1/C-b bendine göre kurulu güce göre kaçak tüketim bedelinin hesaplanması hususunda davalının aşamalarda ileri sürdüğü itirazları da karşılar taraf ve Yargıtay denetimine uygun nitelik ve nicelikte rapor alınması suretiyle hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmesi doğru görülmemiştir.

2- Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde Yargıtay, hükmü temyiz edenin aleyhine bozamaz. Bundan başka, taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi halinde, bozma kararına uyan yerel mahkeme de temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna "aleyhe hüküm verme yasağı" denir. Ayrıca bu durum usule ilişkin kazanılmış hak müessesesi ile de yakından ilgilidir.

Somut olayda, mahkemece ikinci kararında davacının 13.746,78 TL'sinden davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, anılan bu karar sadece davalı tarafından temyiz edilmiş ve yukarıda anılan nedenler ile bozulmuştur. Bozmaya uyulduktan ve bozma gerekleri yerine getirildikten sonra bu defa davacının 16.003,68 TL davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Oysa, önceki karar davacı tarafından temyiz edilmemiş olduğundan o kararda hükmedilen miktar davalı yararına kazanılmış bir hak oluşturmuştur. O halde, mahkemenin davalı yararına kazanılmış hakkı ihlal ederek aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olacak şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci ve ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK' un 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.12.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/6709, K. 2018/13165, 24 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/6709
Karar No
2018/13165
Tarih
24 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2018/6710 K.2018/10813
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/6710 K.2018/11123
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2018/6711 K.2018/13438
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2018/6711 K.2018/7571
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2018/6711 K.2018/8975
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2018/6711 K.2018/15062

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.