KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/698 E., 2018/3326 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2018
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, murisin vasiyetname ile taşınmaz bıraktığını ileri sürerek vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan Hamit, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalılardan Hamit vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, vasiyetnamenin tenfizi talebine ilişkindir. Bu tür davalar ayni bir hak bahşeder nitelikte olduğundan nisbi harca tabidirler. Davanın, harca esas gerçek değerinin dava dilekçesinde belirtilen değil, keşfen belirlenecek değer olacağı da kuşkusuzdur. Taşınmazın aynı ile ilgili davalarda HUMK.'nun 413. maddesi ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 16,26,27,28,30 ve 32. maddelerinin öngördüğü işlemin yerine getirilmesi ve gerekli olan harcın alınması zorunludur.
Harçlar Kanunu, harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden gözetilmesini hükme bağlamış, 32. maddesi de, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür. Değişik bir anlatımla, davanın, harca esas gerçek değeri keşfen belirlenmek suretiyle harç ikmali yapılmadıkça, yargılama yapılarak çekişmenin esası hakkında hüküm kurulmasına olanak yoktur.
O halde, mahkemece yapılacak iş; Harçlar Kanununun 16.maddesine göre, öncelikle davacıdan dava konusunun değerini açıklatmak, bu konuda taraflar arasında ihtilaf çıkarsa taşınmazların kıymetini keşif yapılarak belirlemek, nisbi peşin harcı ikmal etmek ve delilleri bu çerçevede değerlendirip tartışarak, sonucu dairesinde hüküm kurmak olmalıdır. Bu yön gözetilmeden, yazılı şekilde, davanın kabulüne ilişkin hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/698, K. 2018/3326, 2 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama