İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/7782 K.2019/2657

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün…

Esas2018/7782Karar2019/2657Tarih27 Mart 2019Okuma4 dk · 894 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2018/7782 E., 2019/2657 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Mart 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

894 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı, davalının TOKİ tarafından ihale edilen işleri yapan şirket olduğu ve inşaat faaliyetinin yürütülmesi, genel altyapı ve çevre düzenlemesi aşamalarında şantiye abonesi olmadığını, 07.10.2011 ve 20.10.2011 tarihlerinde yapılan kontrollerde C22 ve C23 numaraları bloklarda kullanılan suyun kurumca takılmayan sayaçtan geçtiğini, abonesiz kaçak kullanım olduğunu, taraflarınca takılmamış olan binanın giriş sayaçlarda endeks ilerlemesi olduğunun tespit edilerek tutanaklar tanzim edildiğini belirtip, kaçak su bedeli olan 141.717,55 TL'in dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı, TOKİ'den ihale ile aldığı işi 26.03.2008 tarihinde bitirdiğini, işin 08.06.2008 tarihinde geçici kabul tutanağı ile kabul edildiğini ve kesin kabulün 13.08.2009 tarihinde yapıldığını, işin taşıma su ile yapıldığını, işin teslim edildiği tarihten sonra sarf edilen sudan sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, anılan karar Dairemizin 2016/5555 Esas-2017/8738 Karar sayılı ve 01.06.2017 tarihli kararı ile “ Mahkemece; HMK'nun 297. maddesi gereğince hükmün açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde tesis edilmesi gerektiği ve davanın reddi ile görevsizlik kararları, sonuçları itibariyle birbirinden farklı olduğu nazara alınmaksızın, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verildikten sonra, mahkemenin davaya bakmakla görevli olmadığı şeklindeki gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirmiştir. ” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra verilen 09.02.2018 tarihli son kararında; davalı şirketin işin tamamlanmasına kadar taşıma su ile işlerini gördüğü, sayaçların takılmasından sonra bloklar ile ortak alanları 04.12.2008 tarihinde geçici site yönetimine teslim ettiği ve abone işlemlerinin site sakinlerine ait olduğu, kaçak su kullanımının tespit edildiği sayaçların inşaatın tamamlanmasından ve davacı kuruma ait şebekeye bağlantı yapılmasından sonra takıldığı bu nedenle kaçak/usulsüz kullanımın davalının sorumluluğunda bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından tarafından temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık, kaçak su kullanımından kaynaklı borçtan davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. ve devamı maddelerinden düzenlenen bilirkişi incelemesine dair hükümler uyarınca, bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.

Aynı Kanunun 281.maddesinde, “Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.

Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir.

Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir.” denilmiştir.

Somut olayımızda, davalı hakkında abone olmaksızın su kullanılması nedeni ile 07.10.2011 ve 20.10.2011 tarihli iki kaçak su kullanım tutanağı tanzim edilmiştir. Şantiye abonesi olmayan davalı şirket tarafından GASKİ'den 05.03.2008 tarihinde şebeke bağlantısı yapılması talep edilmiş, nihayetinde kaçak kullanıma konu C-22 ve C-23 bloklarının 20.04.2012 ve 30.05.2012 tarihlerinde abone oldukları anlaşılmıştır.

Davacı şirket, kaçak su kullanılması nedeni ile yapılan tahakkuk bedelinden davalının sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı şirket ise 2007 yılında inşaata başlanılan yerde taşıma su ile inşaatın yapıldığını, su sayaçlarının taraflarınca takıldığını, 07.03.2008 tarihinde ise şebeke bağlantısının kurulduğunu, yönetimin sayaçlara abonelik yapılmasını üstlendiğini, sorumluluğun yönetime ait olması gerektiğini belirtmiştir.

Mahkemece, sorumluluğun belirlenmesi amacıyla alınan üçlü bilirkişi raporunda, davalının ticari defterleri incelendiğinde 01.06.2007 ile 31.10.2008 tarihleri arasında 15.850 m3 su alındığının tespit edildiği, tankerle su kullanıldığına dair faturalardan anlaşılacağı üzere inşaat dönemi boyunca şebeke suyundan su kullanılmadığı, abonelik yapılması sorumluluğunun yönetime bırakıldığı, davalının kaçak su kullanımından sorumlu olmayacağı belirtilmiştir.

Davacı şirket, alınan rapora ticari defterlerde kaydedilen fiş ve faturaların sunulması gerektiğini ,davalı tarafça alındığı tespit olunan su miktarının davalının sorumlu olduğu işe yeterli olup olmayacağının değerlendirilmediğini, kaldı ki sayaçların takılıp şebeke bağlantısının yapıldığı dönemden sonra da davalı tarafından davaya konu yerde çalışmaların devam ettiğini ileri sürerek itiraz etmiştir.

Ancak mahkemece, davacı tarafın itirazları dikkate alınmaksızın bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesis edilmiştir.

Her ne kadar davalı, dava konusu yerde inşaata 04.01.2007 tarihinde başlayıp 04.12.2008 tarihinde yönetime teslim ettiğini ve bu nedenlerle kaçak tutanaklarından sorumlu olmadığını belirtmişse de, tutanak mümzi tanığı Mehmet Alagöz beyanında, tutanak tarihinde davalı şirketin işçilerinin davaya konu yerde çalışmaya devam ettiğini belirtmiştir. Gelinen noktada, uyuşmazlığın çözümü için davalı şirketin davaya konu yerdeki çalışmasının son bulduğu tarihin tereddütte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesi, yine taşıma su kullanıldığı savunmasına dayanak fatura ve belgelerin dosya içerisine getirtilmesi ve yapılan işin mahiyeti ve kapsamı dikkate alınarak davalının kaçak su kullanımından sorumlu olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.

O halde mahkemece; yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda öncelikle dosyanın önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, bilirkişi heyetinden davalının kaçak su kullanımından sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise sorumlu olduğu tüketim miktarının belirlenmesi konusunda taraf ve Yargıtay denetimine elverişli, davacının itirazlarını da karşılar mahiyette rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'un 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/7782, K. 2019/2657, 27 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/7782
Karar No
2019/2657
Tarih
27 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/7782 K.2019/3389
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/7785 K.2019/3780
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2018/7786 K.2019/2602
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2018/7786 K.2019/7872
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2018/7786 K.2019/2897
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/7786 K.2019/3776

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.