KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/7809 E., 2019/6887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2019
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı İzsu Genel Müdürlüğü ile davalı ... aralarındaki itirazın iptali davasına dair İzmir 3. Tüketici Mahkemesinden verilen 04/12/2014 günlü ve 2012/218 E.-2014/1969 K. sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 01.10.2018 günlü ve 2016/22091 E.-2018/9306 K. sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; 07/04/2011 tarihinde yapılan kontrolde davalı adına kayıtlı ... nolu aboneliğe ait sayacın sökük olduğu halde branşmandaki tapa sökülerek dahili tesisata bağlantı yapılmak suretiyle elde edilen sayaçsız kaçak suyun konut dahilinde kullanıldığının tespit edildiğini, bu sebeple davalı hakkında 10/01/2005-07/04/2011 tarihleri arasındaki dönem için 24.534,16 lira kaçak su bedeli tahakkuk ettirilerek 2011/Nisan ayı faturasına yansıtıldığını, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi yaptıklarını, ancak davalının itirazda bulunduğunu beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; kaçak su kullanmadığı gibi, kaçak su kullanıldığı belirtilen adreste bulunmadığını, söz konusu adresteki taşınmazı 17/08/2001 tarihinde sattığını, taşınmazı fiilen kullandığı süreye ait tüm borçlarını ödeyerek saatin sökülmesi ve aboneliğin iptalini talep ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, İzmir 27. İcra Müdürlüğü"nün 2011/20668 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile 24.534,16 lira asıl alacak, 492,32 işlemiş faiz, 88,62 lira KDV, 850,93 lira faizsiz alacak olmak üzere toplam 25.966,03 lira üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, ancak takip tarihinden sonra yapılan ödemeler nedeniyle 1.000,56 lira bakiye alacağın 07/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve oluşacak faize %18 oranında KDV ilâve edilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
asıl alacak üzerinden %40 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemiz 01.10.2018 günlü ve 2016/22091 E.-2018/9306 K. sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş; kararın düzeltilmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın Dairemizin 01.10.2018 günlü ve 2016/22091 E.-2018/9306 K. sayılı ilamına karşı sair karar düzeltme istemleri yerinde değildir.
2-)Davalının, icra inkar tazminatına yönelik karar düzeltme isteminin incelenmesinde;
İİK’nın 67. maddesindeki düzenlemeye göre davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi için davaya konu alacağın gerçek miktarının belli olması veya belirlenebilmesi için bütün unsurlarının borçlu tarafından bilinebilecek nitelikte bulunması, hakimin takdirine bağlı olmaması gerekir. Davaya dayanak icra takibine konu alacak kalemleri mahkemece yapılan yargılama sonucunda belirlendiğinden, likit olmayan alacak üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değildir.
3-) Davalının, vekalet ücretine yönelik karar düzeltme istemine gelince;
Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen davalarda vekalet ücreti, nispi tarifeye göre hesaplanır. Davanın tamamen veya kısmen kazanılması ya da reddedilmesi halinde ise, nispi vekalet ücreti kabul ya da reddedilen müddeabihin değeri üzerinden hesaplanır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına karşın reddedilen 1.216,61 TL’lik kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması bu defa yapılan incelemeden anlaşılmakla, davalının karar düzeltme isteminin bu yönleriyle kabulü ile dairemizin onama kararı kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/7809, K. 2019/6887, 19 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama