KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/7991 E., 2019/5788 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2019
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 25.06.2019 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davalı vekili Av.... ile davacı vekili Av.... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, taraflar arasında 28/04/2009 tarihinde, 15 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiğini, davalı kiracının 26/01/2015 tarihli ihtarname ile kira sözleşmesini 05/02/2015 tarihi itibariyle feshettiklerini ihtar ettiğini, kira sözleşmesinin 2014 yılında imzalanan tadil metninin 27.maddesine göre kira sözleşmesi;
tek taraflı olarak fesheden davalının 150.000 TL cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu, davalının ayrıca erken tahliye nedeniyle mahrum kalınan kira bedelinden de sorumlu olduğunu, taşınmazın halen kiraya verilemediğini belirterek 150.000,00 TL tazminatın ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere müvekkil şirketce mahrum kalınan kiradan şimdilik 4.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile kira kaybı alacağının 18.800,00 TL olarak tahsilini istemiştir.
Davalı, kira sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile davacının sözleşme gereği davalının erken feshi nedeniyle 150.000 TL'nin 02.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, davanın mahrum kalınan kar yönünden 4.000 TL'sinin ihtarname tebliğ tarihi olan 02.02.2015 tarihinden, bakiye 14.800 TL'sinin ıslah tarihi olan 01.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Taraflar arasında 2014 yılında düzenlenen kira sözleşmesi tadil protokolünün 27.5. maddesinde "Kiracı sözleşmeyi ancak 6 ay önceden yazılı olarak bildirmek koşuluyla tek taraflı olarak feshedebilir. Kiracıya tanınan bu fesih hakkı 15/03/2014 tarihinden itibaren başlayacak 3. kira yılı, yani 15/03/2017 tarihi dolmadan kullanılamaz. Böyle bir fesih durumunda kiralayan kiracıdan kira bedeli, mahrum kalınan kazanç veya herhangi bir ad altında talepte bulunamaz.
Kiracıya tanınan bu erken fesih hakkının zamanından önce kullanılması, kiracı erken fesih hakkı dolmadan mecuru tahliye etmesi halinde 150.000 TL tazminat ödeyecektir. " düzenlemesi yer almaktadır. Davalı kiracı tarafından 26/01/2015 tarihli ihtarname ile kira sözleşmesi feshedilmiştir. Davacı, kira sözleşmesinin belirlenen süreden önce tek taraflı feshi nedeniyle hem cezai şart alacağı hem de mahrum kalınan kâr isteminde bulunmuştur.
Kira sözleşmesinde, erken fesih nedeniyle 150.000 TL cezai şart ödeneceği kararlaştırıldığına göre kiracının tazminat sorumluluğu kararlaştırılan cezai şart tutarı kadardır. Bu nedenle mahkemece, erken fesih nedeniyle 150.000 TL cezai şart bedeline hükmedildiği halde, erken fesih tazminatı niteliğindeki makul süre kira bedeli olarak ayrıca 4 aylık kira bedeline hükmedilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/7991, K. 2019/5788, 25 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama