KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/8067 E., 2019/197 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2019
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile aralarında ... ili ... ilçesi 872 Ada 2 nolu parselde kayıtlı taşınmaz üzerine baz istasyonu kurulmasına ilişkin beş yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmede kira bedelinin yıllık ve peşin olarak ödenmesi kararlaştırıldığından 17.02.2011 tarihinde 8.310.-TL 17.02.2012 tarihinde 7500.-TL'nin davalıya ödendiğini, davalının yönlendirmesi ile baz istasyonu kurulan taşınmazın sonradan dava dışı hazine adına kayıtlı olduğu öğrenildiğinden sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini,
baz istasyonu kurulan taşınmaz için hazineye de ayrıca ecri misil ödediğini belirterek davalıya ödenen kira bedelinin iadesine yönelik icra takibi başlatıldığını, davalının başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiği belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayımızda; uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, dava 24.04.2014 tarihinde açılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte olan HMK. 4/1-a maddesi gereğince dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne aittir.
Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/8067, K. 2019/197, 16 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama