KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/931 E., 2018/8762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2018
Karar Metni
792 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
....
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı kurum tarafından 27.02.2004 tarihli kaçak tespit tutanağına istinaden kaçak elektrik kullanım bedeli altında toplamda 25.083,920 TL tahakkuk ettirildiğini, tutanağın haksız ve gerçek dışı olduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile davalının % 40'dan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; davacının iş yerinde yapılan kontrollerde sayaç mühürlerinin bakanlık mühürlerine uygun olmadığının tespit edildiği, bu nedenle 25.02.2004 tarihinde sayacın söküldüğünü, yine aynı tarihli sayaç muayene raporuna göre, "sayaç kulak mühürleriyle oynandığının" tespit edildiğini, bu nedenle davacı hakkında kaçak elektrik hükümlerinin uygulandığı belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile davacının 35.620,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anılan karar Dairemizin 2014/2723 Esas, 2014/4926 Karar sayılı ve 27.03.2014 tarihli ilamı ile “Hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporunda; davacıya ait davalı tarafından sökülen sayacın, ölçü ve ayarlar laboratuvarı incelemesi dikkate alınmamış, bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece, dosyanın konusunda uzman 3 kişilik bir bilirkişi heyetine tevdii ile davacı tarafın kaçak elektrik kullanıp kullanmadığının duraksamasız belirlenmesi, kaçak kullandığının saptanması durumunda tahakkuk bedelinin tutanağının düzenlendiği tarifte yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre hesaplanması konusunda denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre
./..
-2-
bir karar verilmesi gerekirken, düzenlenmiş yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra verilen 17.05.2016 tarihli son kararında; Davanın kısmen kabulü ile, davacının ......sayılı dosyasında hakkında yapılan takipten dolayı davalı idareye 5.779,32 TL asıl alacak, 1.938,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.717,63 TL dışındaki alacak için borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bent dışından kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda davacının talebinin 35.620,00.TL olduğu, mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının 27.902,37 TL borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ise 7.717,63 TL kabul miktarı esas alınarak kabul ve ret oranlarının ters uygulanmak sureti ile hesaplandığı ve karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, kabul miktarının 27.902,37 TL olduğu dikkate alınarak yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre taraflara yükletilmesi gerekirken kabul miktarının yanlış tespiti ile yargılama giderlerinin hesaplanması doğru olmamıştır.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
....
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/931, K. 2018/8762, 19 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama