İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/1044 K.2020/43

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen asıl ve birleşen tazminat davasında, davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun…

Esas2019/1044Karar2020/43Tarih13 Ocak 2020Okuma6 dk · 1.272 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2019/1044 E., 2020/43 K.·Mahkemesi : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Ocak 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.272 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen asıl ve birleşen tazminat davasında, davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı asıl davada; davalıya ait işyerinde yüksekten düştüğünü ve ayak kemiğinde kırık ve çıkık meydana geldiğini, bacağının koptuğunu, davalının ihmali nedeniyle meydana gelen kaza nedeniyle ciddi şekilde zarara uğradığını; davalının, işyerinde alınması gerekli güvenlik tedbirlerini almadığını, kusurlu olduğunu; evli ve çocuk sahibi olup, geçirmiş olduğu ameliyatlar sonrası çalışamaz hale geldiğini, bedensel bütünlüğünün bozulması nedeniyle gerek kendisinin gerekse ailesinin derin acı ve üzüntü duyduğunu ileri sürerek;

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, tedavi giderlerine ve işgücü kaybına karşılık 1.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 151.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 04/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş. 16/02/2018 havale tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminata yönelik talebini 17.883,87 TL artırarak 18.883,87 TL'ye yükseltmiştir.

Davacı birleşen davada ise; Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/797 E. sayılı dosyasında alınan kusur raporunda, davalının % 80 kusurlu bulunduğunu, maluliyet oranının tespitine yönelik alınan diğer raporda ise iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 ay olarak tespit edildiğini, kazadan ötürü ağır şekilde darbe aldığından

vücudunda kırıklar meydana geldiğini, ameliyatlar geçirdiğini, çalışamaz hale geldiğini, bu süreçte bakıcıya muhtaç olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 5.000,00 TL bakıcı giderinin olay tarihi olan 04/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 16/02/2018 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 8.996,40 TL ye yükseltmiştir.

Davalı asıl ve birleşen davada; olay tarihinde davalı ile aralarında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığını, 20 yılı aşkın süredir arkadaş olduklarını; davacının, işyerinin önünde bulunan kaldırımın üzerindeki ızgaraya bastığını ve ızgaranın kırılmasıyla düştüğünü, ayağının kırıldığını, tedavi süresince davacıya maddi ve manevi destek olduğunu, gerçekleşen olay nedeniyle kendisine kusur atfedilemeyeceğini, talep edilen manevi tazminatın da fahiş olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince; yargılama sırasında alınan ATK raporu ve 05/02/2018 tarihli aktüerya bilirkişi raporu doğrultusunda; davacının, davalıya ait lokantanın önünde bulunan mazgala basması ile mazgalın kaynak yerinden kopması neticesinde, odun deposuna düştüğü, odun deposunun lokantanın bir eklentisi ve işyerinin bir parçası olduğu, bahse konu mazgalın lokantanın önünde ve kaldırımda bulunması nedeniyle düşme riski taşıdığı, her zaman kazaya neden olabileceği ve işyeri sahibinin gerekli tedbirleri alması gerektiği, davalının gerekli tedbirleri almaması nedeniyle kusurlu olduğu,

bilirkişi raporu ile davalıya % 80 , davacıya ise % 20 oranında kusur atfedildiği; gerçekleşen olayda, davacının ayağının tamamen koptuğu, sonradan yapılan cerrahi operasyon ile yerine dikilmek suretiyle mağduriyetin kısmen giderildiği, kısmi sakatlık meydana geldiği, davacının ruhsal ve bedensel sağlık bütünlüğünün bozulduğu, maddi ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle;

davanın kısmen kabulüne, 27.880,27 TL maddi tazminattan, yargılama sırasında ön ödeme olarak ödenen 3.000,00 TL nin mahsubu ile 24.880,27 TL maddi, 70.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; davacının, olay günü davalının işyerinin önünde bulunan ve davalının işyerine ait olduğu hususunda ihtilaf bulunmayan demir ızgaraya basması sonrasında, demir ızgaranın çökmesi nedeniyle, aşağıda bulunan davalının deposuna düştüğü, davacının maluliyetine ilişkin hem Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden hem de Gaziantep Adli Tıp Bilirkişi Heyetinden iki ayrı rapor alındığı, ATK raporu ile iyileşme süresinin 4 ay , diğer raporda ise 9 ay olarak belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince ATK raporuna itibar edildiği belirtilmesine rağmen, bakıcı giderinin 9 ay üzerinden hesaplandığı,

öte yandan geçici maluliyete ilişkin tazminat yönünden ise 4 aya ilişkin hesaplanan miktar üzerinden hüküm kurulduğu, bu sebeple maddi tazminat yönünden çelişkili maluliyet oranlarına aynı anda itibar edildiği, bakıcı gideri yönünden 4 aylık süre dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiği, böylece çelişkinin giderileceği; bakıcı giderinin birleşen dava ile talep edildiği, asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği; sürekli

ve geçici maluliyet oranları, kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiği dikkate alındığında, davacı lehine hükmolunan manevi tazminatın fahiş olduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16/04/2018 tarih ve 2015/797 E. - 2018/373 K. sayılı kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında;

geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminat ve manevi tazminat talebiyle açılan asıl davanın kısmen kabulüne, 18.883,87 TL kalıcı ve geçici iş göremezlik tazminatından, yargılama sırasında ödenen 3.000,00 TL nin mahsubu ile 15.883,87 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; bakıcı giderine yönelik tazminat istemiyle açılan birleşen davanın ise kısmen kabulüne, 3.902,40 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-) Davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

6763 sayılı yasa ile 6100 sayılı HMK'ya eklenen geçici 1 inci madde uyarınca, aynı Kanunun 362 nci maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2018 tarihinden itibaren 47.530 TL'ye çıkartılmıştır.

İstinaf incelemesi sonucunda verilen hüküm, karar tarihi itibariyle davacı taraf yönünden kesin niteliktedir. HMK'nın 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca, kesin olan kararlar hakkında Yargıtay tarafından temyiz isteminin reddine karar verilebilir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı tarafın temyiz isteminin reddi gerekmektedir.

2-) Davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise ;

2-a) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, özellikle istinaf aşamasında ileri sürülmeyen itirazların temyiz sebebi yapılamayacak olmasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-b) 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2. maddesi) gereğince hakimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır.

Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.

Manevi tazminat, bozulan ruh huzurunun, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K'nun 4.maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.

Hakim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 28.05.2003 gün 2003/21-368-355 ve 23.06.2004 gün 2004/13-291-370 sayılı kararları)

Somut olayda; manevi tazminat yönünden, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş şekli, niteliği, davacı üzerinde oluşturduğu elem ve ızdırabın fazla olması, günün ekonomik koşulları nazara alındığında manevi tazminat miktarı az olarak tayin olunduğu açıktır.

Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince; davacı için daha yüksek oranda bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin, miktar itibariyle temyizi kabil bulunmadığından REDDİNE, 2-(a) bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin asıl davaya yönelik sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-(b) bendinde açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın 371. maddesi uyarınca temyiz olunan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.01.2010 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/1044, K. 2020/43, 13 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/1044
Karar No
2020/43
Tarih
13 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/1044 K.2020/1267
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/1045 K.2020/1624
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/1048 K.2020/295
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/1049 K.2020/1254
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/1049 K.2020/359
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/1050 K.2020/810

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.