KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/1067 E., 2019/1848 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2019
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı,evinde kiracı olarak oturan davalının kira parasını ödemediğini, ödemediği gibi evin kendisine ait olduğunu iddia ettiğini,biriken kira bedelinin tahsili amacı ile davalı aleyhine ... 1.İcra Müdürlüğü’nün 2007/2177 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline,takibin devamına,%40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, evin kendisine ait olduğunu savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; mülkiyeti ihtilaflı bulunan taşınmazlar yönünden itirazın iptali ve alacak davalarının dinlenemeyeceği, öncelikle mülkiyetin veya zilyetliğin kime ait olduğunun kesin tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava; kira alacağından kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı sözlü kira ilişkisine dayanmıştır. Davalı ise kira ilişkisine karşı çıkmış, mülkiyet iddiasında bulunmuştur. Bu durumda kira ilişkisinin varlığı ve koşullarının HUMK.’nun 288.maddesine uygun şekilde davacı tarafından ispat edilmesi gerekir. Davacı taraf kira sözleşmesinin varlığını yazılı delille ispat edememiştir. Buna göre davacı dilekçesinde ‘’her türlü yasal delil’’ demek suretiyle yemin deliline de dayandığından bu hususta davacı vekiline yemin delili hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/1067, K. 2019/1848, 11 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama