KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/1214 E., 2019/7628 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2019
Karar Metni
755 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 08/10/2019 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; davacı vekili ... ile davalı vekili Av.... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; ... /... bulunan .../YE ait satışa esas ... marka ... seri nolu sayacın yapılan kontrolünde Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül ve Ekim 2009 aylarında hatalı değerler kaydettiğinin tespit edildiğini, 10/11/2009 günü ... yetkilileri ile birlikte aynı gün sayacın değiştirildiğini, 12/11/2009 tarihli ve 2009/38 nolu raporda da sayacın Haziran 2009 döneminden beri arızalı olduğu,
Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül ve Ekim 2009 dönemlerinde hatalı değerler kaydettiğinin belirtildiğini, bu durumun tespit ve belirtilmesi üzerine müvekkili şirketin 24/11/2009 tarihli 28642 sayılı yazıyla sayacın hatalı değerler kaydetmesinden dolayı 31/10/2009 tarihi saat 00:00'a kadar yapılan fazla tahakkukun Kasım 2009 ayında tahakkuk edilecek miktardan düşürülmesinin istenildiğini, ...
Genel Müdürlüğü'nün 22/12/2009 tarihli ve 3349 sayılı yazısıyla Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği ve EPDK'nun ... muhataplı 12/03/2007 tarih ve 1233 sayılı uygulamaya esas yazısına istinaden Ekim 2009 döneminden öncesine ait (Haziran-Eylül 2009 dönemleri arası) düzeltme yapılamayacağının müvekkili şirkete bildirildiğini,
ancak davalı şirkete ait sayacın arızalı olduğu ve sözü edilen dönemlerde hatalı değerler kaydettiğinin sonradan tespit edildiğinden müvekkili şirketin ödemek zorunda kaldığı 15.503.572 KWH'lık enerji faturası bedeli toplam (1.995.625,14 TL enerji bedeliyle 359.212,52 TL KDV olmak üzere) 2.354.837,66 TL'nin her bir faturanın
ödeme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; öncelikle iş bölümü itirazında bulunduklarını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirtmiş, davanın esasına ilişkin olarak da davacı yanın taleplerinin ilişkin olduğu Haziran-Ekim 2009 tarihleri arasında geçerli olan 03/11/2004 tarihli 25632 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Mülga Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliğinin uygulanmasına yönelik EPDK'dan görüş alındığını, kurumdan alınan 12/03/2007 tarihli 6895 sayılı cevabı yazıda geçmişe dönük düzeltme kalemiyle ilgili uygulamanın buna göre yapılması gerektiğinin kuruluşlarına bildirildiğini,
yukarıda belirtilen yasal gerekçelere istinaden müvekkili kurum tarafından yapılan uygulamada herhangi bir yanlışlık veya hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bozma ilamına uyan mahkemece; davacı tarafın fazla ödemek zorunda kaldığı toplam 2.354.837,67 TL'nin her bir aya ilişkin fatura toplamlarının o aya ilişkin son ödeme tarihinden itibaren işleyecek (aşağıda ayrıntılı şekilde belirtilen) avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davalı tarafın faiz başlangıcına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
TBK'nun 117. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer."
Buna göre; borçlu, gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren tümerrüde düşer.
Somut olayda; davacı tarafından, davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünü gösteren bir belge sunulmamıştır. Bu nedenle, temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabulü, talep edilen faizin işlemeye başlayacağı tarihin de dava tarihi olması gerekir. Bu nedenle faize her bir faturanın son ödeme tarihinden itibaren hükmedilmesi yasaya uygun değildir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin bu yöne ilişen temyiz isteminin kabulü ile hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/1214, K. 2019/7628, 8 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama