KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/1635 E., 2019/7943 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2019
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonucunda, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; muhtelif tesislerinde kullandığı enerjinin temini amacıyla davalı ... ’ın elektrik abonesi olduğunu, EPDK’nın aldığı hukuki ayrıştırma kararı nedeniyle 01/01/2013 tarihinden itibaren elektrik hizmetini diğer davalı ... ...’tan aldığını, davalı ... ’ın 16/03/2005 – 01/01/2013 tarihleri arasındaki dönemde, davalı ... ...’ın ise 01/01/2013 ila dava tarihi arasındaki dönemde düzenlemiş oldukları faturalar ile kendisinden hukuka aykırı olarak kayıp-kaçak, sayaç okuma bedeli ve muhtelif adlar altında bedeller tahsil ettiklerini ileri sürerek;
fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, (her bir davalının kendi döneminde tahsil ettiği bedeller yönünden) şimdilik 10.000 TL'nin ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş. 01/04/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini davalı ... yönünden 435.515,29 TL’ye, davalı ... yönünden 604.106,15 TL'ye artırmıştır.
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; davanın kabulüne dair verilen hüküm, davalıların temyizi üzerine, Dairemizin 11/09/2018 tarihli ve 2016/17210 E. 2018/8328 K. sayılı ilamıyla, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa değişikliğinin somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının tartışılıp değerlendirilmesi ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Bozma ilamına uyan mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren ve geçmişe de etkili olan yasa değişikliği nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı tarafın bütün, davacı tarafın ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, istirdat istemine ilişkin olup, davacı tarafından aleyhlerine dava açılan davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı ve buna bağlı olarak davalı sayısınca dava mevcuttur. Bu durumda, mahkemece; her bir davalı yönünden davacı yararına ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nın 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/1635, K. 2019/7943, 15 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama