KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/169 E., 2019/2429 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2019
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen kiracılık sıfatının tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacıların, 21.09.2015 tarihinde açtığı işbu davada, taraflar arasında 01.07.2009 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığını, 09.09.2015 tarihli ihtarname ile kira sözleşmesi ve eklerine aykırılıktan sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini belirterek fesih işleminin hukuka aykırı olması sebebiyle kiracılık sıfatının tespiti ile muarazanın menine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/972 Esas sayılı dosyasında davacı ile akdedilen sözleşmenin feshi ve davacının kiralanan alandan tahliyesinin istendiğini, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 316/1 maddesinde "Kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür" denildiğini ancak davacının kiralanana, sözleşmeye ve projeye aykırı yapılar inşa ettiğini ve amacı dışında kullandığını, bu sebeplerle Bölge Müdürlüklerince yapılan iş ve işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen hükmün davalı tarafça temyizi üzerine, Dairemizin 15.05.2017 tarih ve 2017/12076 Esas, 2017/7183 Karar sayılı ilamı ile, harcın yıllık kira bedeli üzerinden tamamlatılması aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki ilişkinin özel hukuk ilişkisinden kaynaklandığı, idarenin davacı şirketin sözleşmeden kaynaklanan haklarını tek taraflı işlemle ortadan kaldıramayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı kiraya veren tarafından davacılar aleyhine Mahkemenin 2015/972 E. Sayılı dosyası ile 02.10.2015 tarihinde açılan akde aykırılık nedeniyle sözleşmenin feshi ve kiralananın tahliyesi davasında ve bu davada verilen kararların birbirini etkiler nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla.
Mahkemece, bahsi geçen akde aykırılık davası derdest ise işbu kiracılık sıfatının tespiti davası ile birleştirilmek suretiyle yapılacak değerlendirme sonucunda hüküm verilmesi, aksi halde yani dosyanın derdest olmadığının anlaşılması durumunda ise taraflar arasında görülen akde aykırılık nedeniyle kira sözleşmesinin feshi ve kiralananın tahliyesi davasında verilen kararın kesinleşmesi beklenilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/169, K. 2019/2429, 21 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama