İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/1908 K.2019/10066

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya…

Esas2019/1908Karar2019/10066Tarih12 Aralık 2019Okuma5 dk · 906 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2019/1908 E., 2019/10066 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Aralık 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

906 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; kiraladığı taşınmazın kira akdinin haksız feshi nedeniyle, Kartal 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/242 Esas sayılı dosyası ile kiralayan kayyum "İstanbul Defterdarlığı" aleyhine kiraya konu 9 parsel ve bu parsele komşu olan 8 ve 7 sayılı parsellere hafriyat, zemin düzeltme, mıcır dökme gibi zemin işlemleri ile duvar yapımı ve hail oluşturma gibi işlemler için yapılan masraflar nedeniyle tazminat davası açtığını, söz konusu dosyada, 7-8 ve 9 parsele yapılan masrafların toplamının 69.516,82 TL olarak tespit edildiğini, kayyımın kira sözleşmesinin feshinde haklı olduğu,

iyileştirme bedellerinin tapu maliklerinden sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda talep edilebileceği belirtilerek, davanın reddine karar verildiğini, dava konusu masrafların yapıldığı taşınmazların tapu maliklerinin davalılar olduğunu ileri sürerek; davacının yapmış olduğu iyileştirme bedeli toplamı 69.516,82 TL'nin reeskont faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar; taraflar arasında hiçbir akdi ilişkinin bulunmadığını, davacının 9 parsel sayılı taşınmazı 01.05.2007 tarihinde kayyumdan kiraladığını, kira sözleşmesinden önce 06.10.2005 tarihinde söz konusu yerin davalılar adına hükmen tesciline karar verildiğini, kararın 19.03.2007 tarihinde kesinleştiğini, davacının, kira sözleşmesinin hükümlerine aykırı şekilde davrandığını, toprak dökmek suretiyle dolgu yapılamayacağını, toprak dökülmesi sebebiyle arsanın imar kodunun değiştiğini, toprağın atılmasının yüklü bir gider gerektirdiğini, 9 parsel sayılı taşınmazın 765 m2lik kısmını kiralamasına karşılık 7 ve 8 nolu parsellere tecavüz ettiğini, davacının iyiniyetli olmadığını, yapılan işlemlerin kendilerini zarara uğrattığını belirterek, davanın husumetten ve esastan reddini istemiştir.

Mahkemece; davacının taşınmazlarda yapmış olduğu iyileştirme bedelini tapu maliklerinden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edilebileceği, sebepsiz zenginleşme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 69.516,82 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine dair verilen kararın davalılar tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.02.2015 tarihli ve 2014/10180 Esas, 2015/3027 Karar sayılı ilamı ile özetle;

faydalı ve zaruri giderlerden doğan bedelin sebepsiz iktisap kurallarına göre belirlenmesi için yapının, toprak malikine sağladığı yararlanmanın derecesinin belirlenmesinin gerektiği, yapının, toprağın malikine hiçbir yarar sağlamıyorsa, gereçlerin malikine herhangi birşey ödemesi gerekmediği, davacının iyiniyetli olup olmadığı hususu da değerlendirilerek davacının isteyebileceği giderlerin TMK.723/3.maddesinde belirtilen esaslar doğrultusunda inceleme yapılmasının gerekeceği, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında; davacı tarafından yapılan yapıların, davalıların taşınmazına artı değer katıp katmadığının değerlendirilmediği, mahkemece;

yapılan yapıların davalılara ait taşınmaza artı değer katıp katmadığı hususunda, üçlü bilirkişi heyetinden rapor alınarak; sonucu dairesinde bir hüküm kurulması gerektiği belirtilerek bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda; 07/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda örnekler verilerek imalatların taşınmaza değer kattığı belirtilmiş ise de keşif tarihi itibariyle taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı bulunmadığı, zeminin düzeltilmesinin toprak malikine yarar sağlamasının mümkün olmadığı, bu işlemin taşınmaza değer katmayacağı, dolayısıyla davacının davasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Kural olarak bozma kararına uyulmakla bozma kararında belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar.

Belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Y.İ.B.K.).

Bu ilke kamu düzeni ile ilgili olup, Yargıtay'ca kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Hakimin değişmesi dahi açıklanan bu hukuki ilkeye etki yapamaz.

Somut olayda mahkemece; bozma kararına uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmemiş, bozmaya uygun karar verilmemiştir. Şöyle ki;

HMK.nun 266 ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HMK.'nun 278-279.maddesine göre, bilirkişi raporu; Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir.

Davacı tarafından yapılan yapıların, davalıların taşınmazına artı değer katıp katmadığı hususu uzmanlık gerektiren, teknik bir konu olduğundan hakimin hukuki bilgisi ile aydınlatabileceği bir konu değildir.

Kaldı ki, bozma sonrası alınan ve mahkemece aksine hüküm kurulan bilirkişi heyeti asıl/ek raporunda, davacı tarafından yapılan bazı inşai işlerin kaldırıldığı belirtilmiş ise de, bunlar tek tek sayılmamış, hangi işlerin ne zaman, kim tarafından kaldırıldığı belirlenmemiş, ham parsel halinin engebeli olduğu, kullanılabilir olması için düzeltilmesi gerektiği belirtilmiş ancak zemin düzleştirme için yapıldığı bildirilen dolgunun, hafiyatın kaldırılıp kaldırılmadığı açıkça belirlenmemiştir. Davacı tarafından yapılan yapıların, davalıların taşınmazına artı değer katıp katmadığı hususunda hazırlanan rapor olayı aydınlatmadığı gibi, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli değildir.

O halde mahkemece; davacı tarafından yapılan yapıların davalılara ait taşınmaza artı değer katıp katmadığı hususunda, dosyanın, 1 jeolog, 1 hukukçu ve 1 inşaat bilirkişisinden oluşan başka bir üçlü bilirkişi heyetine tevdii ile Dairemizin 26.02.2015 tarihli ve 2014/10180 Esas, 2015/3027 Karar sayılı ilamında belirtilen hususlar gözetilerek, tarafların itirazlarını da karşılayacak şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, hüküm kurmaya yeterli ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak; sonucu dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken; eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/1908, K. 2019/10066, 12 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/1908
Karar No
2019/10066
Tarih
12 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/1909 K.2019/10130
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2019/1909 K.2019/23702
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/1910 K.2019/7768
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2019/1911 K.2019/5343
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/1912 K.2019/7770
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/1912 K.2019/9784

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.