İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/192 K.2019/1029

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra,…

Esas2019/192Karar2019/1029Tarih13 Şubat 2019Okuma5 dk · 1.066 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2019/192 E., 2019/1029 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Şubat 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.066 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; 18.05.2008 tarihinde davalıya ait ... Reis Mahallesi, Uzunyol Sokağı, No: 49 ..., Ankara adresinde bulunan hamamda abone olunmadan kuyu suyu kullanıldığının tespit edildiğini ve kaçak tutanağı düzenlendiğini, adreste 2 ay 3 gün boyunca 1050 m3 su tüketildiğinin hesaplandığını, bunun karşılığı olarak 2.205,00 TL atık su bedeli, 176,40 TL KDV ile birlikte toplam 2.341,40 TL olarak hesaplanan tutara, ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 55. maddesi uyarınca ceza uygulandığını ve borçlu adına toplam 8.996,40 TL borç tahakkuk ettirildiğini, tahakkuk eden bedelin tahsili amacıyla davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı; dava konusu hamamın maliki ve işleteni olmadığını, kendisine husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, hamamın su ihtiyacının kendi kuyu suyundan karşılandığını, bu kuyudan 2 ay gibi bir sürede 1050 m3 su kullanımının mümkün olamayacağını, abone olmak için idareye yapılan başvuruların reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; husumet yönünden davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 7.HD 2011/5718 E. - 2011/5461 K. sayılı ilamı ile, "Davalının tutanak düzenlenen adreste faaliyet gösteren şirketin ortağı ve yöneticisi olduğu, kaçak su kullanma fiilinin dava dışı şirketin yönetici ortağı olan davalı tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, buna göre davanın esasına girilmesi gerektiği” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; 1.629,94 TL asıl alacak 99,67 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 1.729,61 TL için davalının itirazının iptaline, Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2009/1174 sayılı dosyasındaki takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.

Hükmün, davacı tarafça temyizi üzerine; Dairemizin 22.09.2014 tarih 2014/5002 E. - 12262 K. sayılı ilamı ile; “Somut olayda, daha evvel düzenlenen 16.03.2008 tarihli kaçak tutanağın dosyaya alınmadığı, rapora dayanak yapılan tüketime ilişkin kayıtların yetersiz olduğunun anlaşıldığı, mahkemece delillerin toplanarak, gerekli belge ve kayıtların celbedilerek, önceki bilirkişi dışında, konusunda uzman bir bilirkişiyle keşif yapılması ve denetime elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği”nden bahisle yeniden bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyma kararı verilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulüne, davalının icra müdürlüğüne yapmış olduğu itirazın 1.189,81 TL asıl alacak 72,75 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihinden itibaren asıl alacağa faiz yürütülerek devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak haksız fiilden kaynaklı yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatına ve kötü niyet tazminatına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm; davacı tarafça temyiz edilmiştir.

Her ne kadar mahkemece bozmaya uyma kararı verilmiş ise de; bozma ilamına uygun karar verilmemiştir. Şöyle ki;

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Dava, atık su deşarjı yapıldığı iddiasıyla tutulan tutanağa istinaden tahakkuk ettirilen bedele vaki itirazın iptali davasıdır.

Davaya konu tutanak tarihinde yürürlükte olan ASKİ Tarifeler Yönetmeliğini 55. maddesine göre; “ Abone olmaksızın su dağıtım şebeke hattından veya şube yolundan İdareye ait kuyu veya kaynaktan delerek, boru döşeyerek, motor bağlayarak vs. surette su temin etmek veya abone olup da sayaçsız, ters sayaç (abonece ters bağlantı yapılarak) veya sayacı işletmeyecek herhangi bir tertibatla su kullanmak işlenmesi yasak olan fiillerden olup, aynı zamanda su hırsızlığı suçunu oluşturur.”

Buna göre somut olayda; davacı tarafından atık su aboneliği yaptırılmaksızın kullandığı kuyu suyunu kanalizasyon şebekesine vererek kaçak su kullanma fiilini gerçekleştirdiği sabittir.

Yine anılan Yönetmelik hükmüne göre; “ASKİ’nin kanalizasyon hizmetinin bulunduğu yerlerde bu yönetmeliğin 6. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine göre ASKİ’ye atık su aboneliği yaptırmak zorunda olup da abone olmaksızın atık suyunu kanalizasyon şebekesine verenlerden, bu maddedeki esaslar dahilinde tespit edilen atık su miktarı tarifesi üzerinden 3 katı olarak tahakkuk ve tahsil edilir...Aynı gerçek ya da tüzel kişinin, aynı yerde 1 yıl içerisinde mükerrer kaçak su kullandığının tespiti halinde, mükerrer kullanımlarda kullandıkları su miktarı ait olduğu tarifenin 4 katı olarak tahakkuk ve tahsil edilir.”

Davada; mahkeme hükmüne esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; davalıya, ASKİ Tarifeler Yönetmeliğini 55/e. maddesine göre tespit edilen atık su miktarı tarifesi üzerinden 3 katı olarak tahakkuk ve tahsil yoluna gidilmesi gerektiği, söz konusu maddenin devamında mükerrer kaçak su kullandığının tespiti halinde 4 kat ceza uygulanması gerektiği belirtilmiş ise de davalı abone olmadığından 3 kat cezanın tahakkuk edilmesi gerektiği kanaatinde oldukları ancak takdiri mahkemeye ait olmak üzere 3 kat ve 4 kat cezalı tahakkukun ayrı ayrı raporda belirtildiği anlaşılmıştır.

Ne var ki somut olayda davaya konu 18.05.2008 tarihli kaçak tespit tutanağından önce de kaçak su kullanıldığının tespit edildiği ve 16.03.2008 tarihli tutanağın düzenlendiği dolayısıyla yönetmelikte 4 kat cezalı tahakkukun yapılması için gerekli olduğu belirtilen 1 yıl içerisinde mükerrer kullanma fiilinin gerçekleştiği sabittir.

O halde mahkemece; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; alınan bilirkişi raporunun 4 kat cezalı tahakkuk hesabı yapılan kısmının hükme esas alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile 3 kat cezanın hesaplandığı kısmın hükme esas alınması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2- Kabule göre de; kural olarak bozma kararına uyan mahkeme, artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep(kazanılmış) hak doğmuştur. Bu kazanılmış hak yeni bir hükümle ortadan kaldırılamaz.

Bozulan bir hükmün, bozma sebepleri dışında kalan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararının kapsamı dışında kalmış olması nedeniyle; kesinleşen kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Zira, kesinleşmiş olan kısımlar, lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak teşkil eder.

Somut olayda, mahkemece verilen önceki kararda; davalının icra müdürlüğüne yapmış olduğu itirazın 1.629,94 TL asıl alacak 99,67 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 1.729,61 TL için davalının itirazının iptaline karar verilmiş, bu hüküm davalılar tarafından temyiz edilmeyerek davacılar lehine usuli müktesep hak oluşturmuştur. Ne var ki mahkemece bozma ilamından sonra yeniden yapılan yargılama neticesinde kurulan hükümde; davacı lehine oluşan usuli müktesep hakka aykırı olarak 1.189,81 TL asıl alacak 72,75 TL işlemiş faiz yönünden iptaline hükmedilmiştir.

O halde mahkemece yukarıda açıklanan hususlar göz ardı edilerek davacı lehine oluşan usuli müktesep hakka aykırı hüküm kurulmuş olması da doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alının temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13.02.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/192, K. 2019/1029, 13 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/192
Karar No
2019/1029
Tarih
13 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/193 K.2019/2891
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/193 K.2019/1370
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2019/193 K.2019/752
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2019/193 K.2019/1211
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/193 K.2019/3903
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/193 K.2019/1674

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.