KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/195 E., 2019/6725 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2019
Karar Metni
712 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen vasiyetnamenin tenfizi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar; muris ... 'nın Gemlik 1. Noterliği'nin 11/04/2005 tarihli ve 4483 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile ...,...
İlçesi sınırlarında bulunan bir kısım taşınmazların kendilerine vasiyet edildiğini, bahse konu vasiyetnamenin açılarak okunduğunu, davalı tarafından vasiyetnamenin iptali - tenkisi talebiyle aleyhlerine dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28/03/2013 tarihli 2006/764 E. - 2013/310 K. sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiğini, davalının temyizi üzerine hükmün, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 10.03.2014 tarih ve 2013/18143 E. - 2014/3623 K. sayılı ilamı ile onandığını ve sözü geçen vasiyetnamenin 25/04/2014 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek;
vasiyetnamenin tenfizi ile vasiyet edilen taşınmazların kendileri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı; cevap dilekçesi ile birlikte davayı kabul ettiğini belirtmiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; vasiyetnamenin tenfizi ile vasiyetnameye konu taşınmazların davacılar adına tapuya tescili istemine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinin 1. Fıkrasına göre; " Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir."
Davayı kazanan taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip etmiş ise, haksız çıkan ( davayı kaybeden) taraf yargılama gideri olarak vekalet ücretine de mahkum edilir. ( HMK 323/1-ğ)
HMK'nın " Feragat ve kabul halinde yargılama giderleri " başlığı altında düzenlenen 312. maddesinin 1. fıkrasında ise ; " Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada, aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi uyarınca; konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında olmamak kaydıyla nispi olarak belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesinde de; " Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz. " hükmü getirilmiştir.
3903 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesinde ise; " Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; davalı tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesi ile birlikte davanın kabul edildiği anlaşılmış; mahkemece, davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediği gerekçesiyle, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına ve davacılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
O halde, mahkemece; davalının cevap dilekçesi ile davayı kabul beyanı bulunmakla birlikte davanın açılmasına da sebebiyet verdiği dikkate alınarak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve Harçlar Kanunu uyarınca vekalet ücretinden ve harçtan indirim yapılmak suretiyle, davacılar yararına yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/195, K. 2019/6725, 16 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama