KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/2021 E., 2020/1386 K.·Mahkemesi : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2020
Karar Metni
1.250 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının reddine dair verilen karar hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; davacının istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 18/02/2020 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... geldi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli gün ve saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile aralarında İzmir ... AVM'de yer alan ... numaralı 113,19 m² ölçümlü mağazanın kiralanmasına ilişkin olarak 30.12.2014 imza tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafça gönderilen 16.01.2015 tarihli ihtarname ile kiralanan ... numaralı bağımsız bölümün tesliminin mümkün olmadığını bildirerek,
alternatif bir takım mağazalar gösterildiğini, 22.01.2015 tarihli cevabi ihtarname ile davalının bu talebinin kabul edilemeyeceğini, sözleşme şartlarına aynen uyulmasını, mecurun teslim edilmesini, sözleşme uyarınca dekorasyon çalışmalarına başlayacağını bildirdiğini, davalı tarafça gönderilen 03.02.2015 tarihli ihtarname ile de, ihtarnamenin tebliğ tarihi itibari ile kira sözleşmesinin kiralayan tarafından tek taraflı olarak fesih edildiği ve kiralama konusu mecurun taraflarına teslim edilmeyeceğinin bildirildiğini, sözleşmede ahde vefa hususunun esas olduğunu, mevcut mağazaları için verdiği siparişlerin üzerinde siparişler verdiğini,
yine dava konusu AVM'de yer alan mağaza için dekorasyon hazırlıklarının başladığını belirterek kira akdinin feshinin geçersizliğinin tespiti ve iptali ile mecurun taraflarına teslimine, kira akdinin ve sözlemenin aynen ifasına, bu taleplerinin kabul edilmediği takdirde 5 yıllık kira sözleşmesi nazara alınarak mahrum kalacağı kâr miktarının hesaplanarak ticari faizi ile tazminini istemiş, bilirkişi raporuna göre de, talebini 1.113.379,68TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı, AVM'deki mağazaların konumlanmasında değişiklik yapılmak zorunda kalındığını, davacıya alternatif mağazalar gösterildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacının harç iadesine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan bölümünün karar ve ilam harcı başlıklı III. kısmının 1. fıkrasında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı; 2-a fıkrasında ise, 1. fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlar ve davanın reddi kararlarında maktu karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda; konusu belli bir değerle ilgili bulunan davada esas hakkında karar verilmesi halinde nispi harç alınacağı, davanın reddi halinde verilecek kararlarda maktu harç alınacağı kuşkusuzdur.
Somut olayda; davacı dava açılırken 95,30 TL nispi harç ve 05.07.2017 tarihinde de, 19.013,75TL ıslah harcı yatırmıştır. O halde; mahkemece, davanın reddine karar verildiğine göre, karar tarihine göre toplam yatırılan harçtan alınması gereken red harcı mahsup edilerek kalan bakiye harcın da iadesine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMK 370/2. maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/2021, K. 2020/1386, 18 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama