KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/2088 E., 2019/5091 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2019
Karar Metni
939 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kira bedelinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalının 15.05.2007 başlangıç tarihli sözleşme ile 94-125 ve 126 nolu dükkanlarda kiracı olduğunu, müvekkilinin izni olmadan 126 nolu dükkanı tahliye ettiğini ve kira bedeli her üç dükkan için belirlenmiş iken orantılama yöntemiyle diğer iki dükkana ait kira bedellerini ödemeye devam ettiğini, iki dükkan için ödenen kira bedellerinin çok düşük olduğunu aynı nitelikte iki dükkan için başka kiracı tarafından 66.200,00 TL ödendiğini, davalının sözleşmedeki artış şartına da bu güne kadar uymadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2013-2014 dönem kira bedelinin 60.000,00 TL olarak belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı; 126 nolu dükkanı 14.5.2010 tarihinde tahliye edip anahtarı davacıya teslim ettiğini, 126 nolu dükkanın üçüncü bir kişiye kiraya verildiğini, davacı kira artış oranının Tefe+Tüfe ortalamasının %5 fazlası olarak belirlendiğini belirtmiş ise de bu iddianın gerçek dışı olduğunu, sözleşme süresinin 10 yıl olup süre dolmadan kira bedelinin 60.000,00 TL olarak talep edilmesinin doğru olmadığını, Tefe+Tüfe ortalamasının ikiye bölünmesi suretiyle ortaya çıkan rakamla çarpılarak kira bedelinin artırıldığını buna göre 94 ve 125 nolu dükkan kiralarının 41.600,00 TL olduğunu, bu rakamın da emsallerine göre normal olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın reddine yönelik olarak verilen karar Yargıtay 6.H.D.nin 14/03/2016 tarih ve ... E/K sayılı ilamı ile, "…Taraflar arasındaki uyuşmazlık 94 ve 125 nolu iki adet dükkan kirasının ne olacağı konusunda diğer bir değişle her iki dükkanın 2013-2014 dönem aylık kira bedelinin tespiti istemine ilişkin olup kira bedelinin uyarlanması değildir. Bu nedenle her iki dükkan için 15.05.2013-15.05.2014 dönem kirasının sözleşmedeki artış şartına göre brüt tutarının belirlenmesi ve belirlenen miktarın tespitine karar verilmesi gerektiği "gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; Davanın kısmen kabulü ile; 94-125 nolu işyerlerinin 15/05/2013 ve 15/05/2014 tarihleri arasında kira bedelinin brüt 59.269,75 TL olarak tespitine, karar verilmiş; sözkonusu karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9. maddesinde " Tahliye davalarında bir yıllık kira bedeli tutarı, kira tespiti ve nafaka davalarında tespit olunan kira bedeli farkının veya hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, avukatlık ücreti olarak hükmolunur.
Bu miktarlar, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz." düzenlemesi yer almaktadır. Bu durumda, davalı lehine vekalet ücretinin, davacının talep ettiği aylık brüt kira bedeli ile hüküm altına alınan aylık brüt kira bedeli arasındaki farkın bir yıllık tutarı üzerinden, Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanması gerekmektedir.
Davacı tarafından talep edilen brüt kira bedeli 75.000,00 TL olup, hükmedilen brüt kira bedeli 59.269,75 TL arasındaki yıllık kira farkına göre davalı lehine 1.887,63 TL, hükmedilen 59.269,75 TL brüt kira bedeli ile son ödenen brüt kira bedeli 49.512,00 TL arasındaki yıllık kira farkına göre davacı lehine 1.185,33 TL vekalet ücreti verilmesi gerekirken, taraflara yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
3-) 492 Sayılı Harçlar Yasasında kira tespit davalarında harcın aylık kira parasına göre mi, yoksa yıllık kira parasına göre mi hesap edileceğine dair bir açıklık bulunmamaktadır. 07.07.1965 tarih ve 5/5 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, en kısa ve en az külfetli bir usul uygulanması, en az masraf yapılması ilkesinden hareket edilerek, aylık kira parası esas alınmak suretiyle görevli mahkemenin tayin edileceği kabul edildiğinden aylık kira parasının tespitine ilişkin davalarda da aynı ilkelere dayanılarak aylık kira farkı üzerinden harç alınması gerekeceği sonucuna varılmıştır. Bu durumda mahkemece, hükmedilen aylık brüt kira bedeli ile davalı tarafından ödenen aylık kira bedeli arasındaki farka göre harç alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
4-) Davalının hükmedilen yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece alınması gereken yargılama giderlerinin kabul red oranına göre taraflara yükletilmesi gerekirken alınması gereken harcın da bu hesaba dahil edilmesi doğru değildir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 436/2. maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/2088, K. 2019/5091, 29 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama