KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/2849 E., 2019/7957 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2019
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; 15.01.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile dava konusu antrepoyu davalı şirkete kiraya verdiğini, 2013 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarına ait kira bedellerinin ödenmemesi üzerine Mersin 3. İcra Dairesi'nin 2013/8039 E sayılı dosyası ile davalı hakkında 6.000 USD asıl alacak , 316,60 USD faizi ile birlikte toplam 6.316,60 USD alacağın tahsili için icra takibine başlatıldığını ancak borçlunun haksız şekilde borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptaline , takibin devamına ve davalı aleyhine asıl alacak üzerinden % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiş, hükmün davacı ve davalı tarafından temyizi üzerine davalının temyiz isteminin reddine dair verilen ek kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.09.2017 tarihli ve 2017/13641 E. 2017/12461 K. sayılı ilamı ile davalının ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile yasaya uygun bulunan temyiz talebinin reddine dair ek kararın onanmasına, davalının temyiz itirazları yönünden yapılan inceleme neticesinde ise.
"İİK'nun 67/2. maddesine göre icra inkar tazminatına hükmedilmesi için, ödeme emrine borçlunun itirazı üzerine alacaklının doğrudan mahkemeye başvurarak haklı çıkması yasal koşullardandır. Ayrıca alacağın likit ve belirlenebilir olması gerekir. Açıklanan kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde
mahkemece kabul edilen kira borcu yönünden alacak belirlenebilir ve likit olduğuna göre, bu tutar üzerinden icra inkar tazminatının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru değildir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece; açılan davanın kısmen kabulü ile takibin devamına, itirazın iptaline, asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiş, karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan esasa ilişkin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava yabancı para cinsinden olan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İİK. 67/2 maddesi uyarınca hükmedilecek icra inkar tazminatının, takip konusu yabancı paranın Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının takip tarihindeki döviz kurlarına göre belirlenecek Türk Lirası karşılığı tespit edilip bu miktar üzerinden tazminata karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde yabancı para cinsinden talep edilen asıl alacak üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/2849, K. 2019/7957, 15 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama