KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/3160 E., 2019/5863 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2019
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar; davalı ile dava dışı mirasçılardan ... arasında 06/01/2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, süresinde keşide edilen ihtarname ile ihtiyaç nedeniyle kiralananın tahliye edilmesini davalıya bildirmiş olmalarına rağmen tahliyenin gerçekleşmediğini, Türk Borçlar Kanunu’nun 350. Maddesi gereğince şahsi işyeri ihtiyacına binaen kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı; ... ile aralarında imzalanan sözleşmenin geçerli olduğunu, davacıların dava açma ehliyetlerinin bulunmadığını, ayrıca ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın reddine yönelik olarak verilen karar Dairemizin 07/03/2018 tarih ve 2017/9136-2018/2146 E/K sayılı ilamı ile,"…davacılara süre verilerek dava dışı mirasçıların davaya icazeti yönünden beyanlarının alınmasının veya MK’nun 640/3. maddesi gereğince terekeye temsilci tayin ettirilmesinin sağlanarak oluşacak sonuca göre davaya icazet verilmesi halinde davanın esası hakkında karar verilmesi, aksi halde muvafakat sağlanamazsa davanın reddine hükmedilmesi gerektiği’’ gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada Mahkemece; davacıların açmış olduğu kiralananın tahliyesi davasından feragat etmesi nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9. Maddesinde; "Tahliye davalarında bir yıllık kira bedeli tutarı, kira tespiti ve nafaka davalarında tespit olunan kira bedeli farkının veya hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, avukatlık ücreti olarak hükmolunur. Bu miktarlar, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz.", 6. Maddesinde ise; ''Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur." düzenlemeleri yer almaktadır.
Somut olayda; Mahkemece davacı tarafından açılan kiralananın tahliyesi davasında, ön inceleme aşamasından sonra davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı yararına eksik vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/3160, K. 2019/5863, 27 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama