İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/3237 K.2020/390

Davacı ... ile davalı ... ve dahili davalı ...Ş. aralarındaki tapu iptali ve tescil, alacak, ecrimisil ve ipoteğin fekki davasına dair İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 04/07/2017 tarihli ve 2017/104 Esas 2017/216 Karar sayılı hükmün…

Esas2019/3237Karar2020/390Tarih21 Ocak 2020Okuma6 dk · 1.115 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2019/3237 E., 2020/390 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ocak 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.115 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacı ... ile davalı ... ve dahili davalı ...Ş. aralarındaki tapu iptali ve tescil, alacak, ecrimisil ve ipoteğin fekki davasına dair İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 04/07/2017 tarihli ve 2017/104 Esas 2017/216 Karar sayılı hükmün bozulması hakkında Dairece verilen 22/01/2019 tarihli ve 2017/15166 Esas 2019/411 Karar sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; murisi ... ile davalının Kartal 10. Noterliğince düzenlenen 01/10/1999 tarihli ve ... yevmiye nolu sözleşme ile bir adi ortaklık kurduklarını, davalının bu adi ortaklık nedeniyle murisine borçlu olduğunu, ayrıca davalının imzaladığı 02/01/2001 tarihli belge ile 1169 ada 36 parselde bulunan dairesini murisine devretmeyi beyan ve taahhüt ettiğini, ancak davalının bu taahhüdünü yerine getirmediğini, ayrıca murisin ölüm tarihi itibari ile davalı ile yapmış olduğu adi ortaklığın sona erdiğini, bu nedenle tapuda murise devredileceği beyan edilen daireyi kullanan davalının kira borcunun bulunduğunu ileri sürerek;

davalı adına kayıtlı daire üzerindeki ipoteğin fekki ile adına tescilini, mümkün olmaz ise rayiç bedelinin tespit edilerek ödenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla adi ortaklık sözleşmesinden doğan 100.000 TL alacağın, murisin ölümüne dek mutad ödenen ancak son 3 ayda ödenmeyen 12.000 TL'nin ve işyerinin kullanılmasından dolayı 28.000 TL kira borcunun faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı; davacının murisine 02/01/2001 tarihli beyan ve taahhütname başlıklı yazıda belirtilen dışında herhangi bir borcu bulunmadığını, söz konusu belge tetkik edildiğinde sözü geçen dairenin muris nam ve hesabına alınmasının değil, 02/01/2001 tarihi öncesindeki borca ilişkin olarak bu dairenin devrinin öngörüldüğünün belirleneceğini, adi ortaklıktan kaynaklanan borcun zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Dahili davalı banka; tapu kaydında kendi lehlerine konulan ipoteğe dayalı borcun ödendiğini, alacaklarının bulunmadığını, ancak ipoteğin terkin edilmesi için kredi borçlusunun müracaat etmesi gerektiğini, böyle bir müracaat bulunmadığından ipoteğin terkin edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; davanın 6098 sayılı TBK'nın 620 ve devamı maddeleri gereğince açılmış adi ortaklık sözleşmesi gereğince kaynaklanan alacak, TMK'nın 995 inci maddesi gereğince açılmış ecrimisil, TMK'nın 881 ve devamı maddeleri gereğince açılmış ipoteğin kaldırılması ve 6098 sayılı TBK’nın 19 ve 20 nci maddeleri gereğince açılmış tapu iptali ve tescil istemine yönelik olduğu nitelendirmesi yapılarak, tapu iptali ve tescili isteminin kabulü

ile davaya konu taşınmazın davalı adına olan kaydının iptali ile davacı adına tesciline, ipoteğin kaldırılması isteminin kabulü ile taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin fekkine, alacak, sözleşme bedeli ve ecrimisil istemlerinin ise reddine reddine dair verilen karar, tarafların temyizi üzerine Dairemizin 24/11/2016 tarihli ve 2015/19685 E. 2016/13362 K. sayılı ilamı ilamıyla;

(... 1- (...) Dosya kapsamından da anlaşıldığı üzere; davalının serbest muhasebeci olduğu, davacı murisinin ise böyle bir sıfatının bulunmadığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Taraflar arasında Kartal 10. Noterliğinde düzenlenen 01/10/1999 tarih ve ... yevmiye nolu adi ortaklık sözleşmesi, yukarıda açıklanan yasa ve yönetmeliğin emredici hükümlerine açıkça aykırı olduğundan geçersizdir.

Hal böyle olunca, mahkemece, davacının murisi ile davalı arasındaki adi ortaklık sözleşmesinin geçersiz olduğu gözönüne alınarak, uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir...)

Gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozma ilamına uyan mahkemece; sebepsiz zenginleşmeden doğan talepler için kısa zamanaşımı süresinin bir yıl olduğu ve bu sürenin geri alma hakkının öğrenildiği anda işlemeye başlayacağı, davalıya 05/03/2009 tarihinde ihtarname gönderen davacının bu tarihte geri alma hakkını öğrendiğinin kabulü gerektiği, davanın ise bir yıllık zamanaşımı süresinden sonra 25/01/2011 tarihinde açıldığı gerekçesiyle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı tarafın temyizi üzerine Dairemizce;

(...1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davacı tarafın davalının 02/01/2001 tarihli imzasına havi belge ile 1169 ada 36 parselde kendi adına kayıtlı taşınmazı murisine devretmeyi beyan ve taahhüt ettiğini, ancak davalının bu taahhüdünü yerine getirmediğini ileri sürerek, söz konusu taşınmazın davacı adına tapuya tesciline mümkün olmaz ise rayiç değerinin tespit edilerek davalıdan tahsiline yönelik talebi de mahkemece 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden reddedilmiştir.

07/06/1939 tarihli ve 1936/31 Esas 1939/47 Karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında; taşınmazın haricen satışına ve satışı vaadine ilişkin muameleler kanunen geçerli bulunmamış ise de, satıcının bu işte görevli memur önünde ferağın icrasını ve aksi takdirde almış olduğu bedelin geri verileceğini taahhüt etmiş ve alıcıyla aralarında kararlaştırılmış bulunan bedeli bu şartla satıcıya vereceğini üstlenmiş ise; bu gibi uyuşmazlıklar, Borçlar Kanunu’nun 125 inci maddesine göre on yıllık zamanaşımına bağlıdır.

Somut olayda, davalı tarafından da inkar edilmeyen 02/01/2001 tarihli belgede, davalı; ... Mah., ... Sokak, ... Apartmanı, C Blok 2 A, D: 2 nolu daireyi her ne kadar tapuda kendi üstüne tescil ettirmiş ise de bu daireyi ... borcuna karşılık üzerindeki ipotek kalktıktan sonra hiçbir bedel olmadan ... devredeceği belirtmiştir.

Davalının, adına olan taşınmazı davacının murisine devretmeyi taahhüt ettiği bu belgeye göre, davacı tarafın talebine uygulanacak zamanaşımı süresi BK’nın 125 inci (6098 sayılı BK'nın 146 ncı) maddesi gereğince on yıldır. Zamanaşımı süresi, borcun muaccel olduğu ya da ifanın imkansız hale geldiği tarihte başlar.

Söz konusu belgede; taşınmaz üzerindeki ipoteğin kalkmasından sonra devir şartı öngörüldüğünden ve taşınmaz üzerindeki ipoteğin dava tarihi itibariyle devam ettiği anlaşıldığından, davacının söz konusu taşınmazın devrini öngören belgeye dayalı talebinin süresinde ileri sürüldüğü gözetilerek, zamanaşımı def’inin reddine karar verilerek, işin esasının incelenmesi gerekirken, zamanaşımından reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir...)

Gerekçesiyle bozulmuştur.

Davalı vekili, bozma ilamına karşı kararın (ve maddi hatanın) düzeltilmesi isteminde bulunmuştur.

1- Davalı tarafın karar düzeltme isteğinin incelenmesinde;

Düzeltilmesi istenilen Yargıtay ilamında açıklanan gerekçelere göre, düzeltme dileğinde ileri sürülen sebepler HUMK’nın 440 ıncı maddesindeki yazılı hallerden hiç birisine uymadığından, davalının karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

2- Davalı tarafın maddi hataya yönelik isteğinin incelenmesinde;

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; 02/01/2001 tarihli belgede belirtilen ipoteğin, davaya konu taşınmazın tapu kaydından 05/02/2003 tarihinde terkin edildiği, akabinde davalının 22/02/2006 ve 29/11/2006 tarihlerinde kullandığı krediler nedeniyle yeniden taşınmazın tapu kaydına ipotek konulduğu, ancak Dairemiz bozma ilamında sonradan konulan ipotekler nedeniyle zuhulen “taşınmaz üzerindeki ipoteğin dava tarihi itibariyle devam ettiği anlaşıldığından,” ifadesinin yazıldığı, bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmıştır.

Açık hatalar, resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Buna göre, dairemiz ilamındaki maddi hatanın düzeltilmesi, HMK'nın 304 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın karar düzeltme isteğinin reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın maddi hataya yönelen isteğinin kabulü ile Dairemizin 22/01/2019 tarihli ve 2017/15166 E. 2019/411 K. sayılı bozma ilamının üçüncü sayfasının beşinci paragrafında yazılı olan “taşınmaz üzerindeki ipoteğin dava tarihi itibariyle devam ettiği anlaşıldığından,” ifadesinin çıkartılarak yerine “taşınmaz üzerindeki ipoteğin terkin edildiği 05/02/2003 tarihi ile davanın açıldığı 25/01/2011 tarihi arasında on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından,” ifadesinin yazılması suretiyle ilamın

düzeltilmesine, 450 TL para cezası ile 20,80 TL bakiye karar düzeltme harcının düzeltme isteyenden alınarak hazineye gelir kaydettirilmesine, HUMK'nın 440 ıncı ve HMK'nın 304 üncü maddeleri uyarınca, 21/01/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/3237, K. 2020/390, 21 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/3237
Karar No
2020/390
Tarih
21 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2019/3238 K.2020/158
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2019/3243 K.2020/1612
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2019/3244 K.2020/477
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2019/3248 K.2020/230
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2019/3249 K.2020/436
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2019/3251 K.2020/539

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.