KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/325 E., 2019/1101 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2019
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dava, kira bedelinin tahsili amacıyla kiracı ve kefil aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile davalıların itirazının iptaline, takibin devamına , icra inkar tazminatına ilişkin talebin ise reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından reddedilen icra inkar tazminatına yönelik temyiz edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2 maddesinde düzenlenen icra inkar tazminatının amacı alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız itirazları önlemektir. Eğer alacaklı itirazın iptali davasında haklı çıkar ve borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse istek halinde alacaklı yararına, eğer davalı borçlu haklı çıkar ve dava reddedilirse bu kez alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşulu ile yine istek halinde borçlu yararına tazminata hükmedilir.
Ne var ki icra inkar tazminatı, niteliği gereği ancak itirazın iptali davası sonucunda davanın tamamen veya kısmen kabulüne karar verilmesi koşuluna bağlı olarak hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminattır. Yasa ile güdülen amaç borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icra borcunu inkar etmesini önlemek, gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir.
Somut olayda, davacı, davalılar hakkında 26.09.2014 tarihinde başlattığı ... 1. İcra Müdürlüğü’nün 2014/25982 sayılı takip dosyası ile 2014 yılı Ağustos ve Eylül aylarına ilişkin 6.000 USD kira alacağının tahsili için icra takibi başlatmış, icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan işbu davada davacı, davalıların alacağın % 40' ı oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini talep etmiştir. Takibe konu kira bedeline ilişkin borcun hesabedilebilirliği açık olup, alacağın likit olmadığından söz edilemez. Mahkemece, kira bedeline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesi nedeniyle
davacının icra inkar tazminatı isteğinin de ,davaya dayanak takip tarihi itibariyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında , kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu konudaki istemin reddine karar verilmesi doğru değildir. Ancak, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK. 436/2 maddesi gereği düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
M.T/S.A
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/325, K. 2019/1101, 14 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama