KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/3682 E., 2019/8812 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2019
Karar Metni
622 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiracılık sıfatının tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile aralarında Ankara ili, Çankaya ilçesi, Namık Kemal mahallesi 3. cadde üzerinde bulunan 2-D ve 2-C numaralı dükkanların kiralanmasına ilişkin, yer teslim tarihinden itibaren başlamak üzere üç yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, dükkanların yer tesliminin 12.03.2012 ve 24.05.2012 tarihlerinde yapılarak sözleşmelerin yürürlüğe girdiğini, henüz sözleşmelerde kararlaştırılan süre dolmadan,
davalı tarafından 12.06.2013 tarihinde gönderilen yazılar ile kiralananların bulunduğu bölgenin afet riski altında bulunan bölge ilan edilmesi sebebiyle 29.05.2013 tarihli olur ile sözleşmelerin tek taraflı olarak feshedildiğini bildirerek 15 gün içerisinde taşınmazdan tahliyesinin istenildiğini, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu, aralarındaki kira sözleşmelerinin devam ettiğini belirterek kiracılık sıfatının devam ettiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 16/01/2019 tarih 2017/5460 Esas 2019/194 Karar sayılı ilamı ile "....Harca tabi dava değerinin kiralananlara ilişkin olarak son dönemde ödenen bir yıllık kira bedeli olması gerektiği halde davacı tarafça yıllık kira bedeli üzerinden harç ödenmediği, mahkemece de eksik harcın ikmali için mehil verilmediği anlaşıldığından, harcın Harçlar Kanun'unun 30 ve 33. maddeleri uyarınca tamamlattırıldıktan sonra işin esasının incelenmesi gerektiği... " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde, dava konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, özellikle geçerli olan bir kira sözleşmesinin ya tarafların birbirine uygun fesih bildirimi ile ya mahkeme kararı ile ya da kiralananın yok olması ile sona ereceği, davalı tarafından kira sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedebilmesinin mümkün olmadığı, buna göre dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğunun anlaşılmasına göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalının, yargılama giderleri ve harca yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yargılama harçları ve giderleri, kural olarak davada haksız çıkan (aleyhine hüküm verilen) tarafa yükletilir (...nun 326.maddesi). Davada haksız çıkan tarafa yükletilecek olan yargılama harç ve giderleri hem davayı kazanan tarafın daha önce peşin olarak ödediği, hem de (karar ve ilam harcı ve Devlet Hazinesi tarafından peşin olarak ödenen giderler gibi) devlete ödenmesi gereken harçlar ve ayrıca yargılama sırasında harcanan giderlerdir.
492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesinde, Hazinenin yargı harcı alınmasını gerektiren bütün işlemleri, harçtan müstesna işlemler olarak sayılmıştır. Mahkemece bu hüküm dikkate alınmadan, davacı tarafından karşılanan harcın yargılama giderlerine dahil edilmesi doğru olmadığı gibi, yargılama giderlerinin hesaplanmasında hataya düşülerek davalı aleyhine fazla miktarda yargılama giderine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/3682, K. 2019/8812, 6 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama