KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/4205 E., 2019/8999 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2019
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı-karşı davalı, Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı dava ile, davalı ile yapılan kira sözleşmesinin tarafı olmadığından bahisle, hukuken geçersiz taahhütnameye dayalı olarak başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı; takibin dayanağının, davacı-karşı davalının borç ikrarını içerir protokol hükümleri olduğunu ileri sürerek, sözleşmeye aykırılık nedeniyle alacak isteminde bulunmuştur.
Mahkemenin; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine ilişkin kararının, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 01.11.2016 tarih ve 2016/5199 esas, 2016/6330 karar sayılı ilamı ile uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Görevsizlik kararın kesinleşmesi üzerine, davanın yargılaması görevli Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yürütülmüş ve 06/12/2018 tarihli ve 2017/423 Esas, 2018/1031 Karar sayılı karar ile asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İş bu kararın, davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dava dosyası temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 373/4 maddesi; "Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir." hükmünü, Geçici 3/2 maddesi; "Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." hükmünü içermektedir.
Yukarıda açıklanan yasa maddelerinin düzenleniş amacı, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlara karşı Yargıtay yoluna başvurulmasını ve karar kesinleşinceye kadar kanun yolu denetiminin Yargıtay tarafından yapılmasını sağlamaktır.
Diğer bir anlatımla, Yargıtay’ ın verdiği bozma kararları üzerine verilen kararların tekrar Yargıtay denetiminden geçmesi, başka bir deyişle Yargıtay kararının istinaf yolu ile denetlenmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı hakkında bozma kararı verilmiştir. Bu aşamadan sonra, görevli Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından esasa ilişkin yargılama yapılıp, karar verilmiştir.
Aleyhine kanun yoluna gidilen karar, Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı olup, bu karar ile ilgili olarak Yargıtay’ın bir denetimi söz konusu değildir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/4205, K. 2019/8999, 12 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama