KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/4394 E., 2019/7364 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2019
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile aralarında 01.09.1995 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, kira ilişkisinin 10 yılı aşkın süredir devam ettiğini, sözleşmenin yenilenmeyeceği hususunun davalıya 15.04.2015 tarihli ihtarname ile bildirildiği halde tahliyeye yanaşdığını belirterek davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, 17.08.2010 düzenlenme tarihli tahliye taahhüdüne göre kira sözleşmesinin 31.12.2014 tarihine kadar uzatıldığını, on yıllık sürenin bu tarihten itibaren başlaması gerektiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 30/10/2017 gün, 2017/6087 Esas, 2017/14808 Karar sayılı ilamı ile " ... Davalı tarafından 17.08.2010 tarihinde imzalanan tahliye taaahhüdü, Mahkemenin kabulünün aksine yeni bir kira sözleşmesi niteliğinde olmayıp davalının taşınmazı 31.12.2014 tarihinde tahliye edeceğine dair TBK nun 352/1. fıkrasına göre düzenlenen tahliye taahhüdüdür. Davacı, uzama döneminin bitiminden önce kira sözleşmesinin yenilenmeyeceği hususunu davalıya 17.04.2015 tarihli ihtarnamesi ile bildirmiş ve davasını da 04.09.2015 tarihinde açmış olmasına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. " gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; dava konusu taşınmaz tahliye edilmekle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacının yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Somut olayda; davacı dava açmakta haklıdır. Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi gerekirken davacı üzerinde bırakılması doğru değildir.
Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve "hakimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün, HUMK 438/7, C2 hükmü ve 6100 sayılı HMK 370/2 ek 3/1 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/4394, K. 2019/7364, 2 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama