İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/4483 K.2020/356

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra,…

Esas2019/4483Karar2020/356Tarih20 Ocak 2020Okuma5 dk · 955 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2019/4483 E., 2020/356 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Ocak 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

955 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı, kendisine ait tarlada 30 yılı aşkın süreden beri çiftçilik işi ile uğraştığını, davalı kurum tarafından 11/04/2010 tarihinde haksız ve hukuka aykırı olarak kaçak tespit işlemi yapılıp devamında kaçak tüketim faturası ile ek tüketim faturasının tahakkuk ettirildiğini, Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/565 Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılaması sonunda beraatine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, kaçak kullanım olmadığını, toplam 53.995,90 TL tutarındaki kaçak tüketim ve kaçak ek tahakkuku adı altında tanzim edilen faturalardan borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı, elektrik abonesinin tüketim ekstrelerinin karşılaştırılmasında tutanak tarihinden önceki tüketimlerin kurulu güce göre düşük olduğunu, davacının tahakkuk ettirilen faturalardan sorumlu olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile davalı kurum tarafından düzenlenen 11.04.2010 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına göre, tahakkuk ettirilen 53.995,90 TL borçtan davacının 8.149,88 TL borçlu olduğu, 45.846,02 TL'den borçlu olmadığının tespitine dair verilen karar Dairemizin 09.05.2018 tarih ve 2016/17900 E. ve 2018/4923 K. sayılı kararıyla;

hükme esas olan bilirkişi raporunda, tutanak tarihi sonrası dönemlerin ihtilafsız dönem kabul edilerek kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplandığı oysa ki, 622 sayılı kararda, tüketim miktarı hesabında öncelikle kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak ihtilafsız dönemdeki tüketimi doğru olarak kaydetmiş sayaç değerinin esas alınması gerektiğinin düzenlenmiş olduğu, bu durum karşısında hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamanın 622 sayılı karara uygun olmadığı,

bu nedenle dosyanın önceki bilirkişiler dışında üçlü uzman bilirkişi kuruluna verilip, davacının, tüm tüketim endekslerinin getirtilerek öncelikle kaçak kullanım tespitinin

yapıldığı tarihten önceki ihtilafsız dönem belirlenip, ihtilafsız dönemin saptanamaması halinde 622 sayılı kararın 1/C 1-b bendi gereğince bağlantı gücü ve kullanım faktörü esas alınarak tüketim miktarının taraf ve Yargıtay denetime elverişli olarak hesaplanması ve davacının itirazlarını da karşılar nitelikte rapor alınması gerekirken yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru görülmeyip bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece; bozma ilamına uyma kararı verilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde; 21.02.2019 tarihli bilirkişi heyet raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile davacının yargılama sırasında ödemiş olduğu 42.947,64 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar.

Belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Y.İ.B.K.).

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/13-597 E, 2014/62 K sayılı ilamında da vurgulandığı üzere. “Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen biçimde inceleme ve araştırma yapmak ve yine o kararda belirtilen hukuksal esaslar gereğince karar vermek yükümlülüğü oluşur. Bu itibarla mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen ilkelere aykırı bulunması, usule uygun olmadığından bir bozma nedenidir.

Bozma kararı ile dava, usul ve yasaya uygun bir hale sokulmuş demektir. Bozmaya uyulduktan sonra buna aykırı karar verilmesi usul ve yasaya uygunluktan uzaklaşılması anlamına gelir ki, böyle bir sonuç kamu düzenine açıkça aykırılık oluşturur. Buna göre, Yargıtay’ın bozma kararına uymuş olan mahkeme, bu uyma kararı ile bağlıdır. Bozma kararında gösterilen biçimde inceleme yapmak, yada gösterilen biçimde yeni bir hüküm vermek zorundadır.

Aynı ilke, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.02.2003 gün ve 2003/ 8-83 E., 2003/72 K.. 17.02.2010 gün ve 2010/9-71 E., 2010/87 K. sayılı ilamlarında da benimsenmiştir.

Bu ilke kamu düzeni ile ilgili olup, Yargıtay'ca kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Hakimin değişmesi dahi açıklanan bu hukuki ilkeye etki yapamaz.

Yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde. Dairemiz 09.05.2018 tarihli ve 2016/17900 E. 2018/4923 K. sayılı bozma ilamında dosyanın önceki bilirkişiler dışında üçlü uzman bilirkişi kuruluna verilerek, davacı abonenin tüm tüketim endekslerinin getirtilerek öncelikle kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten önceki ihtilafsız dönemin belirlenmesi,

ihtilafsız dönemin saptanamaması halinde 622 sayılı kararın 1/C 1-b bendi gereğince bağlantı gücü ve kullanım faktörü esas alınarak tüketim miktarının taraf ve Yargıtay denetimine elverişli olarak hesaplanması ve davacının itirazlarını karşılar nitelikte rapor alınması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek eksik inceleme ile hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de, davacının tüketim endeksleri getirtildikten sonra dosyanın bilirkişiye tevdii ile bilirkişi tarafından tüketici endeksleri üzerinden inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi gerekirken, davacıya ait tüketim endeksleri dosya arasına alınmadan, dosyanın doğrudan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, düzenlenen eksik rapor doğrultusunda hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla; mahkemece bozma gereği yerine getirilmemiş olduğundan, davacının kaçak tespit tutanağından önceki tüm tüketim endeksleri getirtildikten sonra önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten önceki ihtilafsız dönem belirlenip, ihtilafsız dönemin saptanamaması halinde 622 sayılı kararın 1/C 1-b bendi gereğince bağlantı gücü ve kullanım faktörü esas alınarak tüketim miktarının taraf ve Yargıtay denetime elverişli olarak hesaplanması ve davacının itirazlarını da karşılar nitelikte rapor alınması gerekirken yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

2-) Bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu davalı yönünden açık, davacı yönünden kapalı olmak üzere, 20/012020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/4483, K. 2020/356, 20 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/4483
Karar No
2020/356
Tarih
20 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/4487 K.2020/191
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2019/4487 K.2020/326
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/4488 K.2020/208
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/4488 K.2020/125
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/4490 K.2020/415
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/4491 K.2020/192

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.