KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/5092 E., 2019/8584 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2019
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dairemizin 2015/18984 esas 2016/2682 karar sayılı 25/02/2016 tarihli ilamıyla;
“....Dosyanın incelenmesinde, Tebligat Kanunu Md. 21/2 uyarınca davalı ... çıkarılan gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin "mevcut adres muhatabın mernis adresi olup, Tebligat Kanunu 21. Maddesi gereği ... imzasına..." yazılarak tebliğ edildiği, sözkonusu tebliğatta Tebligat Kanunu Md. 21/2 uyarınca tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnamenin davalının kapısına yapıştırıldığına dair bir şerhin tebliğ mazbatasında yer almadığı, bu itibarla davalıya yapılan gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi tebliğinin usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Tebligat Kanunu 21/2 Md uyarınca davalı ... gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin usulünce tebliği sağlandıktan ve yasal temyiz süresi beklendikten sonra dosyanın temyiz istemlerinin incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için mahalline geri çevrilmesine” karar verildiği görülmektedir.
Dosyanın geri çevrilmesi üzerine mahkemece; davalı adına çıkarılan tebligatın “muhatabın yeğeni ... ’na” tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 16.maddesinde ise, "Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır" şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu kapsamda davalı ile aynı adreste oturup oturmadığı belirtilmediği gibi, muhatabın adreste ne sebeple bulunmadığına dair tebliğ mazbatasında bir meşruhat yoktur. Asıl olan muhataba tebliğ olduğuna göre, muhatabın yeğeni ile aynı çatı altında oturup oturmadığı ve muhatabın hangi nedenle bulunmadığı saptanmadan 16.madde gereğince tebligat yapılması usulsüzdür.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/5092, K. 2019/8584, 31 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama