KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/5230 E., 2020/531 K.·Mahkemesi : Bursa 6. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2020
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit davasına ilişkin verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm verilmesine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile aralarında 19/12/2016 tarihli on yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, aylık 7.250TL olan kira bedelinin her ay düzenli olarak banka kanalıyla ödendiğini, buna rağmen davalı tarafından kötü niyetli olarak 2017 yılı Haziran ayı ile 2018 yılı Ocak aylarına ilişkin toplam yedi aylık kira bedelinin tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığını, takibe konu aylara ilişkin kira borcu takip tarihi öncesinde ödenmiş olduğundan takibe itiraz edildiğini, belirterek takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile lehlerine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, kira borcunun hiçbir surette kullanmadığı ve atıl bıraktığı banka hesabına ödendiğini, söz konusu ödeme kabul edilerek takibe devam edilmediğini, davalının kira bedellerini ödemede sürekli temerrüte düştüğünü savunarak davanın reddine karar verilerek kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davacının Bursa 13. İcra Müdürlüğü'nün 2018/1294 Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'si oranında olan 11.600TL haksız takip tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, kiraya veren kötü niyetli olmadığı gözetilerek aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceğinden bahisle Bursa 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 18/04/2018 tarih 2018/6 E. - 2018/906 K.sayılı kararı HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İİK 72/5 maddesi dava borçlu lehine hükme bağlanırsa ve takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca davalı-alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için davalı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır.
Somut olayda, hükme esas alınan kira sözleşmesinde; davalı ... dışında ... ve ... de kiraya veren olarak imzalarının bulunduğu, kiracının davacı olduğu anlaşılmakla, kira bedellerinin kiraya verenlerden ... hesabına yatırılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu çerçevede, kira bedelleri kiraya veren hesabına ödendiği halde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kiraya verenin annesi hesabına yapılan ödemenin geçerli bir ödeme sayılamayacağına yönelik değerlendirme hatalı olup, davacı aleyhine haksız ve kötü niyetli icra takibi başlatıldığının kabulü gerekirken, davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Ancak, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/5230, K. 2020/531, 22 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama