KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/5634 E., 2019/10235 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2019
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme yönelik olarak davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine; hüküm miktar itibari ile kesin olduğu gerekçesi ile temyiz isteminin reddine dair ek kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile aralarında 16/10/2008 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, dava konusu taşınmaz davalıya demirbaşları ile birlikte tam ve sağlam olarak teslim edildiği halde davalı kiracının kiralanana hasar vererek kiralananı tahliye ettiğini, oluşan zararın tespiti için Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/177 D.iş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdıklarını ve toplam 4.820.-TL maddi hasar tespit edildiğini belirterek 4.820.-TL 'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 12/09/2018 tarih, 2017/3362 Esas- 2018/8373 Karar sayılı ilamı ile " ... mahallinde uzman bilirkişi ya da bilirkişilerce keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, kiralanandaki hasar durumunun ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde tespiti ile hor kullanım ve olağan kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasar ayrımı yapıldıktan sonra kullanım süresi ile orantılı olarak yıpranma payının hesap edilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 3.841,35 TL 'nin 11/02/2013 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Mahkemece 27/09/2019 tarihli ek kararla davalının temyiz talebinin miktar yönünden reddine karar verilmiş; davalı temyiz isteminin reddi kararıyla birlikte hükmü temyiz etmiştir.
Mahkemece, ek kararla hüküm miktar itibari ile kesin nitelikte bulunduğundan bahisle temyiz talebinin reddine karar verilmiş ise de; hükmedilen 3.841,35TL tazminat miktarı hüküm tarihi itibariyle 3.200 TL olan temyiz sınırının üzerinde bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece davalının temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla, Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 27/09/2019 tarih ve 2018/2034 Esas, 2019/1028 Karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın kaldırılarak davanın esası ile ilgili hükme yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının yargılama giderine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
6100 sayılı HMK’nun 326/1. maddesinde; (1) "Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." düzenlemeleri yer almaktadır.
Buna göre, mahkemece; alacak talebi yönünden dava kısmen kabul edilmiş olmasına rağmen, 6100 sayılı HMK'nun 326/2 ve devamı maddeleri uyarınca, kabul-red oranına göre tarafların yargılama giderlerine mahkum edilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/5634, K. 2019/10235, 18 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama