İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/5828 K.2020/1809

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasında verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi…

Esas2019/5828Karar2020/1809Tarih27 Şubat 2020Okuma5 dk · 1.068 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2019/5828 E., 2020/1809 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Şubat 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.068 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasında verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; davalının 04.06.1993 tarihli harici satış senediyle, ... ili merkez ... köyü ... mevkiindeki 500 m2'lik tapusuz arazisini satıp, satış bedeli olan 50.000.000 TL'yi (eski para) peşin olarak aldığını, taşınmazın davalı adına tapulandığını öğrenince devrini talep ettiğini, ancak tapu devrinin yapılmadığını belirterek,

sözleşmeye konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, bu mümkün olmadığı taktirde sebepsiz zenginleşme kurallarına göre denkleştirici adalet kuralı uyarınca, satış bedeli olarak verilen bedelin ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaşacak şekilde hesaplattırılarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde dava değerini 2.000 TL olarak göstermiş, 02.06.2017 tarihinde talebini taşınmazın rayiç değeri üzerinden 136.800,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı; alacağın zamanaşımına uğradığını, hiçbir zaman dava konusu taşınmazın maliki olmadığını, zilyetlik hakkını devrettikten sonra dava konusu taşınmazın akıbetini takip etmek zorunda olmadığını, sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığını, davacının zilyetliğindeki taşınmazı kullandığını, bedel iadesi talebinin haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; geçersiz bir sözleşme nedeni ile edinimi ifa eden tarafın verdiğini sebepsiz zenginleştirme kuralına bağlı olarak geri isteyebileceği, denkleştirici adalet kuralı uyarınca, satış bedeli olarak verilen bedelin dava tarihi itibariyle ulaştığı alım gücünün bilirkişiye hesaplattırıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.605,68 TL'nin 30/12/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Mahkemece verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; tapulu taşınmazların haricen satışının geçersiz olduğu, herkesin aldığını iade yükümlü olduğu, ödenen bedelin ulaştığı alım gücü bilirkişiye hesaplattırılarak sonuca gidilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; taşınmaz satış sözleşmesi ile ödenen bedelin iadesi talebine ilişkindir.

Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 04.06.1993 tarihli "Satış Senedi" başlıklı sözleşmesi incelendiğinde; davalının davacıya zilliyetliğinde bulunan ... ili, Merkez ... Köyü ... Mevkiinde bulunan arazinin 500m2'sini sattığı, bedeli olan 50.000.000 TL'yi aldığı, satışı yapılan arazinin doğusu Burdur karayolu, batısı ... Bülbül, kuzeyi ... ile çevrili olduğu belirtilmiştir.

Yargılama sırasında, davacı tarafından, dava konusu taşınmazın ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 1899 ada 3 numaralı taşınmaz olduğunun belirtilmesi üzerine, bu taşınmazın tapu kayıtları ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtilmiş, bu kayıtlara karşı davalı vekili; tapu kayıtları ile davacının hak iddia ettiği yer arasında bir bağlantı olmadığını bildirmiştir.

Mahkemece mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ...; mahkeme heyeti ile gezilen yerde ... ve ...'ün yeri olmadığı, oradan 2km ileride yerleri olduğu, davalının gezilen yerde tapulu yeri olduğunu duymadığını beyan etmiş, mahalli bilirkişi ... ise; bu yerde davalının yeri olduğunu duymadığını, 500mt ileride davalının yeri olduğunu bildiğini, gezilen yerde ... ve ...'ün yeri olmadığı, ... istikametinde 400-500mt aşağıda yerleri olduğunu beyan etmiştir.

Mahkemece yapılan keşif sonrası ziraat ve inşaat mühendisi bilirkişilerin düzenlediği 02.12.2016 tarihli rapora karşı, davalı vekili itiraz dilekçesinde; davalının, keşif esnasında davacı tarafından gösterilen yerin mülkiyetini veya zilyetliğini hiçbir zaman davacıya devretmediğini, keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişilerin bile, müvekkilinin, keşifte gösterilen yerin hiçbir zaman maliki veya zilyedi olmadığını belirttiklerini beyan etmiştir.

Dosya kapsamından, taraflar arasında imzalanan ve davalı tarafından imzası inkar edilmeyen 04.06.1993 tarihli "Satış Senedi" başlıklı sözleşmeye konu taşınmazın bilgilerinin tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmediği, sözleşme tarihinde bu yerin tapuya kayıtlı olup olmadığının anlaşılmadığı görülmüştür.

Tapuya kayıtlı olmayan taşınmazlar TMK 762 maddesi hükmüne göre menkul mal niteliğindedir. Aynı kanunun 763 maddesi uyarınca bu gibi malların mülkiyetinin devri zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleşir. Tapusuz taşınmazların satışı resmi şekle bağlı olmadığından adi yazılı senetle satışı mümkündür. Taraflar arasındaki satış sözleşmesi adi şekilde yapılsa bile zilyetlik devredilmekle geçerli hale gelir. Bu durumda davacı, taşınmazın ifanın imkansız olduğu tarihteki rayiç bedelini talep edebilecektir.

Tapuya kayıtlı olan taşınmazlar için ise, taraflar arasında yapılan satış sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığı sürece geçersiz olup, sebepsiz zenginleşmeye konu alacağın iadesine karar verilirken, taşınmazın satış bedelinin alım gücünün ilk ödeme günündeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerekir. Bu güncelleme yapılırken, güncellemeye esas alınan somut veriler tek tek uygulanarak, ödeme tarihinden ifanın imkânsız hale geldiği tarihe kadar paranın ulaştığı değer her bir dönem için hesaplanmalı, sonra bunların ortalaması alınmalıdır.

Başka bir deyişle, denkleştirici adalet kuralı gereğince iadeye karar verilirken, satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün, ifanın imkansız hale geldiği tarihteki alım gücüne uyarlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ödenen satış bedelinin, ifanın imkansız hale geldiği tarih itibariyle (çeşitli ekonomik etkenlerin TEFE-TÜFE artış oranları, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar, faiz ve benzeri ekonomik göstergelerin ortalamaları alınmak suretiyle) ulaşacağı alım gücü, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde, uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor alınmak suretiyle belirlenmeli; bu yolla belirlenecek miktara hükmedilmelidir.

Hal böyle olunca; mahkemece, taraflardan 04.06.1993 tarihli sözleşmeye konu taşınmazın bilgileri sorularak, bildirilen kayıtların ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtilmesi, en yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, fen ve ziraat mühendisi bilirkişinin katılımı ile mahallinde yeniden keşif yapılarak, yerel bilirkişiler ve tanıklardan sözleşmede belirtilen taşınmazın ve sınırlarının (doğusu, batısı, kuzeyi gibi) tek tek sorulması, sözleşmede belirtilen taşınmazın hangi tapu kaydı kapsamında kaldığı hususunun duraksamasız belirlenmesi,

kayıtların kapsadığı taşınmazı gösterir fen bilirkişi tarafından düzenlenecek denetlemeye elverişli krokili rapor alınması, sözleşme tarihinde taşınmazın tapu kaydının olup olmadığının belirlenmesi, bundan sonra tüm deliller, dava ve ıslah dilekçesi birlikte değerlendirilerek ve yukarıdaki açıklamalar da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

Kabule göre de; bilirkişi raporunda satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması için yapılan hesaplamada USD, külçe altın, TEFE oranları, işçi ücret artışları ve yapı, tesis ve onarım işleri ihalelerinde kullanılan müteahhitlik karneleri ve iş bitirme belgelerinin değerlendirme katsayılarının hesaplamaya dahil edilmiş olup, ödemenin denkleştirici adalet ilkesi gereğince güncellenmiş değerinin tespiti yönünden az yukarıda açıklanan ilke ve esaslara uygun olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru değildir.

İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK'nun 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun 373. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27/02/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/5828, K. 2020/1809, 27 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/5828
Karar No
2020/1809
Tarih
27 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2019/5828 K.2020/2208
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/5829 K.2020/1044
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/5831 K.2020/1209
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/5832 K.2020/1643
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/5833 K.2020/692
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2019/5834 K.2020/1895

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.