KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/6193 E., 2020/185 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2020
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, Ankara 7. Tüketici Mahkemesi'nde açtığı dava ile; davalı ile aralarındaki araç kira sözleşmesi gereğince boş olarak imzalayıp verdiği araç kiralama sözleşmesi ve teminatına ilişkin belgelerin davalı tarafça rızası dışında doldurularak aleyhine takip yapıldığını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunmuştur.
Mahkemenin; davanın reddine ilişkin kararının, Dairemizin 01.03.2017 tarih ve 2017/1642 esas, 2017/2259 karar sayılı ilamı ile uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı, ancak davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK 8/2.maddesinde münhasıran Sulh Hukuk Mahkemesince bakılacak davaların sayıldığı, kiracının borçlu olmadığının tespiti için açtığı davada HUMK 8/2 maddesinin uygulanmayacağı, aynı kanun'un 8/1.maddesi uyarınca dava değerinin gözetilmesi gerektiği, buna göre davanın niteliği ve değeri itibari ile uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Görevsizlik kararın kesinleşmesi üzerine, davanın yargılaması görevli Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yürütülmüş ve 09/04/2019 tarihli ve 2017/570 Esas, 2019/373 Karar sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiştir.
İş bu kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dava dosyası temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 373/4 maddesi; "Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir." hükmünü,
Geçici 3/2 maddesi; "Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." hükmünü içermektedir.
Yukarıda açıklanan yasa maddelerinin düzenleniş amacı, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlara karşı Yargıtay yoluna başvurulmasını ve karar kesinleşinceye kadar kanun yolu denetiminin Yargıtay tarafından yapılmasını sağlamaktır.
Diğer bir anlatımla, Yargıtay’ ın verdiği bozma kararları üzerine verilen kararların tekrar Yargıtay denetiminden geçmesi, başka bir deyişle Yargıtay kararının istinaf yolu ile denetlenmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; Ankara 7. Tüketici Mahkemesinin kararı hakkında bozma kararı verilmiştir. Bu aşamadan sonra, görevli Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından esasa ilişkin yargılama yapılıp, karar verilmiştir.
Aleyhine kanun yoluna gidilen karar, Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı olup, bu karar ile ilgili olarak Yargıtay’ın bir denetimi söz konusu değildir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/6193, K. 2020/185, 15 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama